Çin’de elektrikli araç kullanımındaki hızlı artış, şarj altyapısına yönelik yatırımları da hızlandırdı. Çin Ulusal Enerji İdaresi tarafından açıklanan verilere göre, Temmuz 2026 sonu itibarıyla ülke genelindeki toplam şarj noktası sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41,9 artarak 23 milyon 680 bine yükseldi.
Elektrikli araç pazarındaki büyümeyle paralel ilerleyen şarj altyapısının, artan araç sayısına cevap verecek şekilde genişletildiği belirtildi.
Özel Şarj Noktaları Daha Hızlı Arttı
Toplam şarj noktalarının yaklaşık 5 milyon 100 binini kamuya açık istasyonlar oluşturdu. Bu kategorideki şarj noktalarının sayısı yıllık bazda yüzde 21,3 arttı.
Özel şarj noktalarında ise daha yüksek bir büyüme kaydedildi. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48,8 artan özel şarj noktalarının sayısı 18 milyon 580 bine ulaştı.
Böylece Çin’de elektrikli araç sahiplerinin hem kamusal alanlarda hem de özel kullanım alanlarında şarj imkanlarına erişimi genişledi.
NEV Satışlarında Yeni Rekor
Şarj altyapısındaki büyümeye elektrikli ve diğer yeni enerjili araçlara yönelik talep de eşlik etti. Temmuz ayında yeni enerjili araçların (NEV) satışlarının ilk kez aylık yeni otomobil satışlarının yüzde 60’ını aştığı bildirildi.
Temmuz ayında Çin’de NEV üretimi yıllık yüzde 26,8 artışla 1 milyon 570 bine yükselirken, satışlar yüzde 23,7 artarak 1 milyon 560 bin adede ulaştı.
Araç satışlarındaki bu hızlı yükseliş, şarj altyapısının kapasitesinin artırılmasını Çin’in ulaşım ve enerji politikalarında önemli bir başlık haline getiriyor.
2027 Sonuna Kadar 28 Milyon Tesis Hedefleniyor
Çin yönetimi, artan elektrikli araç talebini karşılamak amacıyla şarj altyapısının genişletilmesine yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.
Ekim 2025’te başlatılan üç yıllık eylem planı kapsamında, 2027 sonuna kadar ülke genelindeki şarj tesisi sayısının 28 milyona çıkarılması hedefleniyor. Plan kapsamında ayrıca kamuya açık şarj kapasitesinin 300 milyon kilovatın üzerine yükseltilmesi amaçlanıyor.
Söz konusu hedeflerin, Çin’in 2030 yılına kadar yeni enerjili araçların toplam araç filosundaki payını yüzde 30’a çıkarma hedefiyle paralel olduğu değerlendiriliyor.
