Infiniti, sürücü odaklı marka kimliğini geri kazanma hedefiyle, köklü Nismo ekibinin imzasını taşıyan yeni bir performans serisi hazırlıyor. Bu seri, doğrudan BMW M ve Mercedes-AMG gibi rakiplere karşı konumlandırılarak, markanın ana modellerinin yüksek güçlü ve düşük adetli versiyonlarını içerecek. Infiniti, uzun bir aradan sonra ilk kez performansı çekincesiz bir şekilde gündeme taşıyor.
Güç Artışında %50 Hedefi ve Yeni Modeller
Infiniti’nin stratejisi, markaya olan ilgiyi artıracak vitrin modelleri yaratmak üzerine kurulu. Planlanan modeller arasında QX80, Q50S ve yeni QX65 crossover’ın güçlendirilmiş sürümleri bulunuyor. Bu, sadece kozmetik bir makyajdan ibaret olmayacak; Nismo, güvenilirlik ve konforu koruyarak gücü yüzde 50’ye kadar artırmayı hedefleyen gerçek bir mühendislik sıçraması vaat ediyor. Amaç, rafineliği terk etmeden direksiyon başındaki etkileşimi yeniden ön plana çıkarmak.
Pebble Beach’te 650 bg’lik Ön Gösterim
Bu performans hamlesinin ilk somut işareti, bu yaz Pebble Beach’te tanıtılan QX80 Track Spec konsepti ile geldi. Bu konsept, standart 3,5 litrelik çift turbo V6 motordan tam 650 beygir gücü (bg) elde etti. Bu yüksek güce ulaşmak için ana iç parçalara büyük müdahaleler yapılmadı; bunun yerine yeni turboşarjlar, bir intercooler, yükseltilmiş enjektörler ve daha serbest akışlı bir egzoz kullanıldı. Bu gösterim, Nissan motorlarının seri üretim için güçlü bir temel sunduğunu ortaya koydu.
Şirket, seriyi özel tutmak amacıyla üretimi bilinçli olarak sınırlandıracak. Planlanan üretim adedi, iki yılda yaklaşık 1.000 araç olacak. Bu sınırlı ölçek, markanın çekiciliğini keskinleştirirken mühendisliğin kendi adına konuşmasına olanak tanıyacak.
