F1, 2026 sezonundan itibaren güç ünitelerini büyük oranda değiştirerek sürdürülebilirlik konusunda büyük adımlar atmaya devam ediyor. En büyük değişiklik, bataryalar vasıtasıyla elektrik gücünün yavaş yavaş ön plana çıkartılması olacak. Bu, 2030 sezonuna kadar karbon nötr olmayı hedefleyen F1 için önemli bir adım.
Ancak yeni güç ünitelerine şüpheci bakanlar da var. Bunların en önemlisi, “pilotların düzlükte gaz kesmek zorunda dahi kalabileceğini” öne süren Red Bull. Ana rakipler Ferrari ve Mercedes’in ise herhangi bir itirazı bulunmamakta.
Olaya farklı bir açıdan bakan Helmut Marko ise bataryaların araçları ağırlaştırıp genişleteceği, bunun da güvenlik açıklarına yol açabileceği şeklinde endişelere sahip. Motorsport-Total.com’a verdiği demeçte Marko, “Ağırlık bir güvenlik riski. Max’in [Verstappen] 2021’de Silverstone’da yaptığı kaza, bu kadar ağır bir batarya ile çok farklı bir şekilde sonuçlanabilir” dedi.
Marko, “Batarya her zaman belirli riskleri beraberinde getirir. Halihazırda ağırlık ve boyutlar açısından spor otomobil seviyesine yakın araçlarımız var. Ancak yarış pistleri aynı kalıyor” dedi. Marko, “Araçların gelişimine ayak uydurabilmek için tüm pistleri bir metre genişletmemiz gerekecek” dedi.
Marko, “Daha da önemlisi, araçlar yeniden hafiflemeli ve küçülmeli. Eğer sadece aküyü şarj etmek için 30 litre yakıta ihtiyaç duyuyorsanız, yaklaşım açısından yanlış bir şeyler var demektir” dedi. Marko, “Hava direncinin ortadan kalkması için aracı aerodinamik olarak inceltmeniz gerektiği gerçeği hava koridoru etkisinin kaybolması anlamına da geliyor” dedi. Marko, “Aynı endişeleri taşıyan markalar var” dedi.
Marko, “Olup bitenlerin Ferrari’de çok da yankı uyandırdığını söyleyemeyiz, nitekim [Fred] Vasseur ile Toto [Wolff] arasındaki aşk ilişkisi devam ediyor” dedi. Marko, “Aynı şekilde Renault’ta da kimse ne yaptığını bilmiyor” dedi. Marko, “Henüz müttefikimiz yok ve bunun nedeni kontrol altına alamamamız değil” dedi.
