Tesla‘nın otonom Robotaksi filoları, Teksas’ın Austin şehrinde hizmete girdiği kısa süreden bu yana üç yeni kaza daha gerçekleştirdi. Bu son olaylarla birlikte Robotaksi’lerin karıştığı toplam kaza sayısı yediye ulaşmış durumda. Bu kazaların, araçların nispeten düşük kilometre yapmış olmasına ve her araçta bir insan denetleyicinin bulunmasına rağmen devam etmesi, teknoloji ve güvenlik konusundaki endişeleri artırıyor.
Robotaksi Kaza Oranı ve Şeffaflık Sorunu
Tesla’nın Robotaksi hizmetinde sürücünün koltuğunda bir insan denetleyicinin bulunmaması nedeniyle şirket, meydana gelen bu kazaları ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA)’ya bildirmek zorunda kalıyor. Servisin Temmuz ayındaki başlangıcında üç kaza bildirimi yapılmış, bir sonraki ay ise bir kaza daha kayıtlara geçmişti.
Haziran sonundan Kasım başına kadar kat edilen 400 bin kilometrelik yol bilgisine göre, Tesla’nın Robotaksi kaza oranının, araç içinde denetleyicilerin bulunmasına rağmen, rakip firma Waymo’nun kaza oranının yaklaşık iki katı olduğu belirtiliyor.
En çok eleştirilen nokta ise şeffaflık eksikliği. Tesla, diğer şirketlerden farklı olarak kazaların nasıl gerçekleştiği ve sorumluluğun kimde olduğu bilgisini kamuoyuna açıklamıyor; raporlarındaki “anlatım” kısmını sansürlüyor.
Kazaların Detayları ve Kıyaslama Zorluğu
Eylül ayında bildirilen üç yeni kazanın detayları net olmamakla birlikte, mevcut sınırlı bilgilere göre; kazalardan birinde Robotaksi’nin geri geri giden bir araca çarptığı, bir diğerinde bir bisikletle karıştığı ve sonuncusunun ise bilinmeyen bir hayvanla ilgili olduğu anlaşılıyor.
Robotaksi kazalarının kıyaslanması da zorlu bir süreç. Zira Waymo araçlarında herhangi bir insan denetleyici bulunmazken, Tesla’da her araçta bir denetleyici ve acil durdurma düğmesi mevcut. Buna rağmen kaza oranının yüksek olması, Tesla’nın otonom sürüş teknolojisinin mevcut güvenlik standartları açısından sorgulanmasına neden oluyor.
