2019 yılında HW3 donanımlı Tesla sahibi olan biri, araç için ödediği 6.400 Euro’nun karşılığını hâlâ göremediğini belirtiyor ve bu konuyu şirketle paylaşmak üzere temas kurdu. Yedi yılın ardından aldığı yanıt ise sadece sabır gerektiği yönünde oldu; bu tutum, kullanıcılar arasında büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Avrupa’da FSD’nin Supervised sürümünün yeni AI4 bilgisayarlarına onaylanmasıyla birlikte, eski donanımlı araç sahiplerinin mağduriyeti daha görünür hale geliyor. Bu durum, tesla’nın donanım sınırlamaları nedeniyle vaadlerini yerine getirmekte zorluk yaşadığını gösteriyor.

Tesla ve HW3 Sahipleri Arasındaki Gerilim Özellikle kıtadaki yasal baskılar ve toplu dava süreçlerinin artmasıyla birlikte, şirketin yaklaşımı daha çok eleştiriye konu oluyor. Mischa Sigtermans adlı kullanıcı, Model 3 aracına yaptığını ödemeler karşılığında hâlâ somut bir çözüm alamamaktan şikâyetçi. Sigtermans, Tesla temsilcisiyle yaptığı telefon görüşmesini kayda alıp X üzerinden paylaştı. Görüşmede temsilci, HW3 donanımlı araçlar için FSD’nin ne zaman geleceğini ya da gelmeyeceğini netleştiremediklerini söyledi. Sigtermans, faturasında yer alan “tam otonom sürüş kabiliyeti” ifadesine rağmen kendisine tatmin edici bir çözüm sunulmadığını ekledi. Avrupa’da geçmişte Musk’un HW3 bilgisayarlarının değiştirilmesi gerektiğine dair sözleri hatırlatıldığında ise yetkililer henüz bu konuda net bir bilgi olmadığını belirtti. Konuşmanın son bölümünde temsilci, “sabırlı olunması gerektiğini” söyleyip görüşmeyi kapattı.

hw3claim.nl sitesini kuran Sigtermans, şu ana kadar 29 ülkeden yaklaşık 3.000 Tesla sahibinin toplu hak talebinde bulunduğunu belirtiyor. Bu başvurular, toplamda 6,5 milyon Euro değerinde bir FSD satın alımını temsil ediyor ve yasal süreci hızlandırıyor. Şirketin, HW3 üzerine modern bir FSD modeli sığdırmaya yönelik matematiksel denemeleri patent belgelerine göre bazı birimleri çalışmaz hale getirebiliyor. Takvimdeki belirsizlik ise kullanıcı güvenini sarsmaya devam ediyor. Ayrıca, Avrupa’da planlanan v14 Lite sürümünün 2026’nın ikinci çeyreğinde çıkacağı bilgisinin, kullanıcıları tatmin etmekten uzak olduğu değerlendiriliyor. Tüketici koruma yasalarının gücü karşısında şirketin belirsiz tutumunun mahkemelerde zor anlar doğurması muhtemel görünüyor. Yıllardır bekleyen müşterilere sunulan bu yanıt, otomotiv dünyasında güvenilirlik tartışmalarını yeniden alevlendiriyor.
