Air Liquide ve Iveco Group’un Fos-sur-Mer’de yüksek basınçlı hidrojen yakıt ikmal istasyonunun açılması ve hidrojenli kamyonların teslim edilmesiyle birlikte Avrupa’da hidrojenli uzun yol mobilitesinin önü açılmış durumda. Bu önemli adım, Air Liquide’in üretim, depolama ve dağıtım konusundaki uzmanlığı ile Iveco Group’un alternatif yakıtlı araçlar alanındaki bilgi birikimini birleştirmesini sağlayan Mutabakat Anlaşması’nın bir sonucudur.
Fos-sur-Mer’deki hidrojen yakıt ikmal istasyonu, düşük karbonlu hidrojen sağlayan büyük kapasiteli bir yüksek basınç istasyonudur ve günde 1 ton hidrojen üretebilmektedir. Bu istasyonun açılışında aynı zamanda IVECO ağır hizmet yakıt hücreli kamyon prototipi de tanıtılmıştır. Açılış, Air Liquide ve Iveco Group arasında Aralık 2021’de imzalanan Mutabakat Anlaşması’nın bir adım ileriye taşınmasını sağlamaktadır.
Bu Mutabakat Anlaşması, hidrojenin ulaştırma sektöründe yaygınlaşmasını hedeflemektedir. Air Liquide’in hidrojen üretimi, depolama ve dağıtım konusundaki uzmanlığı ile Iveco Group’un araç üretimi konusundaki liderliği sayesinde hidrojen kullanımının Avrupa genelinde yaygınlaşmasını amaçlamaktadır. Bu çözüm, uzun mesafeli taşımacılık için kullanılan 700 bar basınçta hızlı yakıt ikmali imkanı sağlamaktadır.
Fos-sur-Mer istasyonu, Fransız fonları tarafından desteklenen HyAMMED (“Hydrogène à Aix-Marseille pour une Mobilité Ecologique et Durable”) projesinin bir parçasıdır. Aynı zamanda Avrupa projesi H2Haul’un da ortak finansmanıyla gerçekleştirilen bir projedir. Air Liquide ve Iveco Group, H2Haul projesine 2019 yılında katılan ilk ortaklardan olmuşlardır. R’Hyse projesi kapsamında Salon-de-Provence’da ağır vasıtalara yönelik ikinci bir yüksek kapasiteli istasyon (700 bar, 2 ton/gün) daha kurulması planlanmaktadır. Bu istasyon, potansiyel olarak 50 Iveco hidrojen kamyonunu destekleyebilecektir.
Air Liquide Hidrojen Enerjisi Dünya İş Kolu Başkan Yardımcısı Erwin Penfornis, konuyla ilgili olarak, hidrojenin daha yaygın kullanımını teşvik etmek için sektörün gelişmesini sağlayacak koşulları yaratmanın önemini vurgulamıştır. Penfornis, Iveco ile paylaşılan daha büyük bir hedefin başlangıcının yapıldığını belirtmiştir.
Iveco Group CEO’su Gerrit Marx ise sürdürülebilir mobilite stratejilerinin teknolojiden bağımsız bir yaklaşım gerektirdiğini belirtmiştir. Hidrojen mobilitesinin uzun mesafeli taşımacılık gibi yüksek enerji gerektiren ticari araç uygulamaları için temel bir çözüm sunduğunu ifade etmiştir. Marx, Iveco Group’un sürdürülebilir bir toplumu genişletme hedeflerinde Air Liquide gibi bir liderle stratejik ortaklığını daha da güçlendirdiklerini belirtmiştir.
Bu gelişmeler, Avrupa’da hidrojenli uzun yol mobilitesinin ilerlemesi ve çevre dostu taşımacılık çözümlerinin benimsenmesi için umut verici bir adımdır. Hidrojenli araçlar ve yakıt ikmal altyapısı geliştirilerek, sürdürülebilir bir ulaşım geleceğine katkıda bulunulması hedeflenmektedir.
