Kilosuna binlerce lira değer biçilen, içindeki mavi küflerin ferahlatıcı tadıyla bilinen Fransız Rokfor peyniri veya Türkiye’de dağlık alanlarda, mağaralarda uzun süre saklanarak üretilen değerli küflü peynirler, birçok peynir severin vazgeçemediği lezzetlerdir. Ancak, bu peynirler, teknik olarak bakterileri öldüren antibakteriyel özellikleri olan Penicillium mantarları sayesinde üretilirken, ekmek gibi diğer gıdalarda üreyen küfler, insan sağlığı için ciddi tehditler oluşturabilir.

BAZI KÜFLER İNSANLAR İÇİN ÖLÜMCÜL OLABİLİR
Kimse bilerek küf yemek istemez. Ancak, hazırladığınız bir sandviçi yerken, ekmeğin üzerinde küçük bir küf lekesi görmeniz mümkün olabilir ve bu durumda, belki de lokmanızı çoktan yutmuş olabilirsiniz. Peki, küf yerseniz ne olur? Çeşitli kaynaklardan alınan bilgilere göre, bazı küf türleri insan vücudu için son derece zararlıdır. Hatta en zararsız görünen küf bile, bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde mantar enfeksiyonlarına yol açabilir. Genellikle, birkaç lokma küf vücudunuz tarafından nötralize edilebilir; ancak bu durum, ateşlenmenize neden olabilir. Mide asidiniz, küfü parçalayarak zararsız hale getirebilir. Ancak, sonuçlar küfün türüne ve ne kadar yediğinize bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Yiyeceklerinizin yüzeyinde sadece küçük küf parçaları görmeniz, aslında bu yiyeceklerin altında büyük küf kolonilerinin büyüdüğünü gösteriyor olabilir. Yani, gördüğünüz kısma bakarak yanılmanız mümkün ve çok daha fazla miktarda küf tüketmiş olabilirsiniz.
“Küflü yeri kesip atarım, yemeye devam ederim”
Peki, küfü kesip atmaktan başka bir çare var mı? Birçok insan bu yöntemi uygular, ancak bu yaklaşım gıdayı temizlemez. Küf, mikroskobik bir mantar türüdür ve sporlar, kökler ve saplardan oluşur. Eğer küfü görebiliyorsanız, bu, mikroskobik mantarların gıda içinde yayılabilmesi için yeterince büyüdüğüne işaret eder. Böylece, vücudunuzun başa çıkabileceğinden çok daha fazla mantarla karşılaşabilirsiniz.
Uzun süre bu tür küfleri tüketmeye devam ederseniz, vücudunuzda kanserojen etki yaratabilirler. Özellikle akciğer kaslarınıza zarar vererek nefes almanızı zorlaştırabilir veya oksijen alımınızı engelleyebilirler. Oksijen eksikliği, iç organlardaki hücrelerin ölmesine ve sonuç olarak organların iflas etmesine neden olabilir.
Üstelik, bu tür toksinlerin hastanelerde tespit edilmesi oldukça zor olabilir; bazen neredeyse imkansız hale gelir. Kanınızdaki belirti çok belirgin olmayabilir ve doktorlar teşhis koysa bile, bu mantarları yok edecek etkili bir ilaç mevcut değildir. Eğer ilaç gerekiyorsa, bu ilaçlar genellikle son derece pahalı ve erişimi zordur. Sigorta şirketleri, bu ilaçların masraflarını karşılamamak için her türlü bahane bulabilirken, vücudunuz günden güne ölüme yaklaşır. Kurtulmuş olsanız bile, sakat kalma riski oldukça yüksektir.
Tüm bu tehlikeleri yaşamamak için, mutfağınızdaki küf oluşturabilecek tüm şartları ortadan kaldırdıktan sonra, üzerinde küf gördüğünüz en ufak gıdayı ve ona temas etmesi muhtemel diğer gıdaları çöpe atmayı mantıklı bulmalısınız. Ancak, özel olarak küflenmesi için üretilen ve “küflü peynir” gibi markalarla satılan Rokfor gibi peynirleri çöpe atmak istemezsiniz. Yine de, bu değerli peynirlerin de buzdolabınızda bir süre geçirdikten sonra, mavi Penicillium mantarlarının dışında, zehirli küf mantarlarının da büyüyebileceğini unutmamalısınız. Dolayısıyla, son kullanma tarihlerine ve tüketim kurallarına son derece dikkat etmelisiniz.

