Avrupa Birliği’nde (AB) devreye giren katı emisyon standartları, Türkiye otomobil pazarını doğrudan etkiliyor. Özellikle şarj edilebilir hibrit (PHEV) modeller için uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) teşviki, yeni AB kuralları nedeniyle büyük bir risk altına girdi. Yeni düzenleme, bu araçların ülkeye girişini zorlaştırırken, fiyatlarının artmasına yol açacak.
Emisyon Hesaplamaları İki Katına Çıktı: Teşvik Neden Bitme Noktasında?
Avrupa Birliği, 1 Ocak itibarıyla Euro 6e-bis emisyon standardını zorunlu kılıyor. Bu yeni standart, çevreci araçların emisyon hesaplamalarını tamamen değiştiriyor. Yeni kural, hibrit araçların gerçek hayatta içten yanmalı motoru daha sık kullandığını varsayarak hesaplama eğrisini (Utility Factor) sertleştiriyor.
Bu sertleşme sonucunda PHEV’lerin kağıt üzerindeki karbondioksit (CO2) emisyon değerleri neredeyse iki katına çıkıyor. Bu durum, Türkiye’deki vergi avantajını imkansız hale getiriyor, çünkü Türkiye ÖTV teşviki için 25 gram/km emisyon sınırını şart koşuyor. Yeni standartlara göre üretilen araçlar bu düşük değeri aşarak teşvik kapsamından çıkıyor.
Markalar Sevkiyatı Durdurdu, Piyasayı Sıkıştı
Avrupalı üreticilerin Kasım ayından itibaren yeni standartlara göre üretim yapmaya başlamasıyla, birçok marka teşvik sınırını aşan modellerinin Türkiye’ye gelişini askıya aldı. Yeni gelen araçlar artık teşvik kapsamına girmediği için, içten yanmalı motorlu araçlar gibi yüksek vergi diliminden vergilendiriliyor.
Bu durum, yatırım sürecindeki BYD gibi dev markaları da yakından ilgilendiriyor. Mevcut durumda markalar, ya bu modelleri yüksek vergi ile satacak ya da modelleri piyasadan çekmek zorunda kalacak. Sektör temsilcileri, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren mevcut teşvik döneminin tamamen kapanacağını belirtiyor.
Pazarın canlılığını koruması için Türkiye’nin 25 gram/km olan ÖTV şartını hızla güncellemesi ve stoktaki araçlar için belirli bir süre tanıması bekleniyor. Aksi takdirde, maliyetli bir teknoloji olan PHEV segmentinin dönemi sona erebilir.
