Türkiye’nin elektrikli araç şarj ekosistemi, Halkbank’ın ev sahipliğinde düzenlenen “Dünyamızı Şarj Edelim Zirvesi”nde ayrıntılı şekilde ele alındı. Etkinlikte, 2030 yılına uzanan hedefler ve bu dönüşümü hızlandıracak finansal çözümler masaya yatırıldı. Türkiye’nin elektrikli araç ekosisteminde büyüme potansiyeli vurgulanırken, 2025 Kasım itibarıyla 350 bin olan araç sayısının 2030’da yaklaşık 1,7 milyona yükselmesi öngörüldü. Bu artışla paralel olarak şarj soketi sayısının 150 bini aşması bekleniyor.
Bu büyük dönüşümün altyapı ve kullanıcı deneyimini güçlendirmek amacıyla Halkbank, özel olarak geliştirdiği yeni ödeme sistemi Paraf Şarjı tanıttı. Tek adımda ödeme olanağı sunan ve yeni nesil POS cihazlarıyla uyumlu çalışan bu sistemin, araç sahiplerine pratik ve teşvik edici bir şarj deneyimi sunması hedefleniyor. Ayrıca, bu tür yenilikçi çözümlerin yatırımları hızlandıracağı ve kesintisiz enerji akışını destekleyeceği ifade edildi.
Bankacılık sektörü dönüşümde merkezi rol üstleniyor Etkinlikte söz alan Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, elektrikli mobiliteye geçişte bankacılık sektörünün kritik bir rol taşıdığını belirtti. “Bir ülkede elektrikli mobiliteyi mümkün kılan unsur, yalnızca araç çeşitliliği değil; bu araçların ülkenin her yerinde güvenli ve erişilebilir biçimde şarj edilebilmesidir. Bu da şarj altyapısının bir yatırım olarak ele alınmasını ve uzun vadeli finansmanla desteklenmesini gerektirir.”
Arslan ayrıca elektrikli araçların enerji dönüşümünün tetikleyicisi olduğuna dikkat çekti. Artan şarj talebinin yenilenebilir enerji yatırımlarını tetikleyebileceğini ve bu sürecin Türkiye’nin iklim politikaları, cari denge ve enerji güvenliği hedefleriyle yakından ilişkili olduğunu vurguladı. Bankacılık sektörü, bu zincirin kilit halkasında yer alarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerini finanse etmek göreviyle öne çıkıyor.
