Türk sanayi devlerinden Koç Holding iştiraki Otokar, Avrupa pazarındaki en büyük operasyonlarından birinde beklemediği bir hukuki yaptırımla sarsıldı. Romanya Savunma Bakanlığı ile devasa bir zırhlı araç ihalesi için el sıkışan şirket, yerel üretim takvimindeki aksamalar nedeniyle yaklaşık 2 milyar TL tutarında ağır bir cezaya mahkûm edildi. Bu gelişme, uluslararası ticaretteki disiplini gözler önüne sererken, Türkiye’de yatırım sözü verip somut adım atmadan teşviklerden yararlanan yabancı firmalara yönelik “hoşgörü” tartışmalarını da alevlendirdi.
Bükreş’ten “Sıfır Tolerans”: Gecikmenin Faturası Ağır Oldu
Otokar’ın Romanya macerası, ülkenin silahlı kuvvetleri için 1059 adet 4×4 Taktik Tekerlekli Zırhlı Araç (TTZA) üretimi ihalesini kazanmasıyla stratejik bir boyut kazanmıştı. Sözleşme şartlarına göre ilk 278 araç Türkiye’de üretilecek, kalan büyük kısım ise Romanya’da kurulacak fabrikada yerlileştirilecekti. Ancak Romanya devlet şirketi Romtehnica, yerel üretim hazırlıklarının hedeflenen tarihlerde tamamlanmadığını gerekçe göstererek Otokar’a 191,8 milyon Rumen leyi (yaklaşık 1 milyar 880 milyon TL) tazminat talebi iletti.
Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, ödemeyi vadesinde gerçekleştireceğini ancak hukuki itiraz ve iptal davası süreçlerini başlattığını duyurdu. Ayrıca Türkiye’den gönderilen ilk parti araçlardaki teslimat gecikmesi için de 72 milyon TL ek ceza kesilmesi, Romanya’nın kurallar konusundaki katı tutumunu tescilledi.
Manisa’da BYD Muamması: Yatırım mı, Satış Stratejisi mi?
Romanya’da yerli bir dev, taahhütlerini geciktirdiği için milyarlar öderken; Türkiye’de Çinli otomotiv devi BYD cephesinde durum oldukça farklı seyrediyor. Temmuz 2024’te Manisa’da 1 milyar dolarlık yatırım sözü veren ve 2026 sonunda üretime geçeceğini müjdeleyen BYD’nin arazisinde, aradan aylar geçmesine rağmen tek bir çivi bile çakılmadı. Sosyal medyada paylaşılan “inşaat başladı” görüntülerinin bölgedeki başka bir firmaya ait olduğunun ortaya çıkması, yatırımın akıbeti hakkında soru işaretleri yarattı.
Fabrika Yok, Vergi Muafiyeti Çok
İşin en can alıcı noktası ise sağlanan teşvikler. BYD, henüz sahada fiziksel bir üretim tesisi kurmamış olmasına rağmen, imzaladığı yatırım belgesi sayesinde ek gümrük vergilerinden muaf tutuluyor. Bu vergi avantajını fiyatlarına yansıtan marka, 2025 yılında Türkiye’de 45.537 adetlik satış rakamına ulaşarak pazarın en hızlı büyüyen oyuncusu oldu. Şarj edilebilir hibrit segmentinde liderliğe oturan firma, fabrikasını kurmadan pazarın tüm meyvelerini toplamaya başladı.
Otokar ve BYD örnekleri; Romanya’nın “sözünü tutmazsan bedelini ödersin” diyen disiplinli yaklaşımı ile Türkiye’nin “yatırım yapacağım” diyene kapıları peşinen açan teşvik modeli arasındaki uçurumu gösteriyor. Kamuoyu şimdi, Manisa’daki arazinin ne zaman gerçek bir sanayi tesisine dönüşeceğini ve devletin bu taahhütlerin takibinde ne kadar kararlı olacağını merakla bekliyor.
