Volkswagen Grubu, enine motorlu modellerde üç silindirli 1.0 litre benzinli ünitelerin adını zorlaştıracak bir dönüşüm planını hayata geçiriyor. Küçük ve kompakt sınıfta ana benzinli seçenek olarak 1.5 TSI’nın 100–150 beygir aralığında yaygınlaşması hedefleniyor. Daha yüksek güç isteyen modellerde ise 2.0 TSI ve hibrit türevleri öne çıkıyor.

Euro 7 takvimi, yeni tip araçlar için 29 Kasım 2026’da, tüm yeni araçlar için ise 29 Kasım 2027’de devreye girecek. Bu bağlamda grup, 1.0 litrelik üç silindirlilerden vazgeçerek enine motorlu modellerde 1.5 ve 2.0 litrelik dört silindirlere odaklanmayı planlıyor. Söz konusu kırılmanın temelinde sadece motor hacmi değil; aynı zamanda hibrit destekli daha büyük motorlara geçiş ihtimali yatıyor.
Yeni T-Roc için şimdiden 1.5 eTSI, 1.5 tam hibrit ve yeni 2.0 eTSI seçeneklerinin duyurulması, bu dönüşümün ilk somut adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Piyasada 1.5 ve 2.0 litrelik dört silindirli üniteler, enine motorlu geniş ürün gamının belkemiğini oluşturmaya aday görünüyor. Bugün Polo, T-Cross, Ibiza, Arona, Fabia ve Kamiq gibi modellerde yer alan 1.0 litrelik üç silindirli motorların güç aralığı da 1.5 litrelik ünitelere kaydırılacak.
1.5 TSI artık giriş seviyesi görevi de üstlenebilir
Bu noktada kritik olan, 1.5 litrelik motorun yalnızca orta paketlerle sınırlı kalmamasıdır. Resmi T-Roc verileri, 1.5 eTSI motorunun 116 beygir ile 150 beygir arasında iki varyantta sunulduğunu gösteriyor; bu motor varyasyonlu geometrili turbo, Miller çevrimi ve ACTplus silindir kapatma gibi verimlilik odaklı teknolojileri kullanıyor. Böylece daha önce 1.0 motorla karşılanan görevler, artık daha gelişmiş bir 1.5 litre ünitesine devrediliyor.
Tam hibrit taraflı büyüme
Volkswagen’in planında dikkat çekici bir başlık da tam hibrit sistem. 2026 itibarıyla yeni T-Roc’ta 1.5 litrelik tam hibrit sisteminin 136 beygir ve 170 beygir güç aralığında devreye alınacağı belirtiliyor. Aynı modelde 48 volt destekli 1.5 eTSI ve yeni 2.0 eTSI alternatifleri de bulunuyor. Bu yaklaşım, küçük hacimli üç silindirli motorların doğrudan elektrikliye geçiş yerine bir dizi ara formül üzerinden hibritleşmesini öne çıkarıyor. Avrupa pazarında emisyon kurallarının daha da sıkılaşmasıyla bu yapı, diğer modellerde de daha sık karşımıza çıkacak görünüyor.
