Southampton Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, insanlığın geleceğini kurtarma potansiyeline sahip çığır açıcı bir teknoloji geliştirdi. Bu teknoloji, insan genomunu bir kristal içinde depolamakta ve bu kristal, Avusturya’nın tarihi Hallstatt kentindeki bir tuz mağarasında korunmaktadır. Araştırmacılara göre, bu devrim niteliğindeki veri depolama biçimi, milyarlarca yıl boyunca varlığını sürdürebilir.

Araştırma ekibi, 5D veri depolama formatının, yüksek sıcaklıklara dayanarak milyarlarca yıl boyunca kayıpsız bilgi saklayabildiğini vurguladı. 2014 yılında, Guinness Dünya Rekorları’na en dayanıklı veri depolama malzemesi olarak girmeyi başaran bu kristal, 360 terabayta kadar veri depolama kapasitesine sahiptir.

Ekibin yaptığı açıklamalara göre, bu kristal, Dünya üzerindeki en dayanıklı kimyasal ve termal malzemelerden biri olan erimiş kuvarsla karşılaştırılabilir. Kristalin dayanıklılığı oldukça etkileyici; donma ve yangın gibi aşırı koşullara karşı dirençli olduğu gibi, bin dereceye kadar olan sıcaklıklara da dayanabilmektedir. Ayrıca, kristal 10 tona kadar doğrudan darbe kuvvetine karşı koyabiliyor ve kozmik radyasyona uzun süre maruz kalmasına rağmen yapısında herhangi bir değişiklik olmuyor.

Profesör Peter Kazansky liderliğindeki araştırma ekibi, verileri silika içinde yer alan ve 20 nanometre kadar küçük özellik boyutlarına sahip nano yapılı boşluklara hassas bir şekilde yazmak için ultra hızlı lazer teknolojisi kullandı. Şu an için genetik bilgi ile sentetik insan yaratmak mümkün olmasa da, 5D hafıza kristali, gelecekte bu tür gelişmeler kaydedildiğinde bilgilerin güvenli bir şekilde korunmasını sağlayacak.

Prof. Kazansky, 2010 yılında sentetik bir bakterinin yaratıldığını hatırlatarak, “5D hafıza kristali, gelecekte bitkiler ve hayvanlar gibi karmaşık organizmaların geri kazanılmasına olanak tanıyacak” dedi. Kristalin üzerinde, DNA’nın yapı taşları ve genlerin yerleşim düzenleri gibi evrensel elementlerin işlendiği belirtiliyor. Bu görsel anahtar, kristali bulan kişiye hangi verilerin saklandığı ve bu verilerin nasıl kullanılabileceği konusunda bilgi sunuyor.

Son olarak, araştırmacılar, “Kristalin içinde saklanan verilerin gelecekte bizden sonraki bir zeka tarafından alınabileceğini düşündük” ifadesiyle, bu projenin insanoğlunun geleceği için taşıdığı potansiyele dikkat çekti.


