Düden Çayı’nda Yaşanan Balık Ölümleri ve Kirlilikle İlgili Açıklama

Abone Ol  


Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Antalya İl Koordinasyon Kurulu, Düden Şelalesi ve Çayı Nitelikli Koruma Alanı olmasına rağmen köpükle kaplanması ve ardından binlerce balık ölümünün gerçekleşmesiyle ilgili olarak sorularının cevaplanması, bölgede kirliliğe neden olan kaynakların belirlenmesinin büyük önem taşıdığını açıkladı. Yaşanan felaketin tekrarlanmaması, kalıcı çözüm bulunabilmesi için her zaman çalışmalara katkı sağlamaya hazır olduklarını duyurdu.

TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan basın açıklaması şöyle; “Çevre sorunları, insanların yaşadıkları doğal ortamı bozmaları ile ortaya çıkar. İnsanlar da kendilerine daha iyi yaşama koşulları sağlamak için maalesef çevreye zarar veriyorlar. İçinde bulunduğumuz sistemde, bedel ödemeden hizmet aldığımız tek alan doğamız. Bu nedenle çoğumuz farkında olmasak da ona hayatımızı borçlanıyoruz. Bu borcumuzu, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir doğa ve sağlıklı doğal varlıklar bırakarak ödeyebiliriz.

Çevreye verilen zararlar içerisinde de insan yaşamını en çok etkileyeni, suya verilen zararlardır.

Su… Hayatın, dolayısıyla bizlerin var olmasındaki en önemli etken. Tarih boyunca medeniyetlerin en güçlü silahı, yeri gelince savaş sebebi. Metabolizmamız için olmazsa olmazı, yaşamımızın kaynağı.

Su hayattır, su bir haktır, su kaynak değil doğal varlıktır. Doğal varlıklarımız arasında önemli bir yer tutan su, yanlış yönetim, aşırı kullanım, mevzuat eksikliği, iklim değişikliği ve kirlilik gibi sebeplerle hayati bir tehdit altındadır. Öncelikle suyun kullanılacak bir kaynak değil de korunması gereken bir varlık olduğunun altını çizmek istiyoruz. Var olan kanun ve yönetmeliklerimizin su varlığını korumak için yeterli olmadığını da biliyoruz.

Antalya’mızın önemli su kaynaklarından birini oluşturan, Düden, 10 km boyunca Antalya’ nın yer altından akarak, büyüleyici bir görsel şölen sunarak Lara’dan Akdeniz’e dökülmektedir. Antalya için doğal bir sembol haline gelmiştir. Şelalenin etrafı zengin bitki örtüsüyle örtülüdür. Düden Şelalesi ve Çayı sahip olduğu bu doğal özelliklerden dolayı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 03 Temmuz 2020 tarihinde “doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı” olarak tescil edilmiştir.

Kuraklığı sıkça konuştuğumuz şu günlerde önemli su değerlerimizden olan Düden Çayında binlerce balık ölümüyle sonuçlanan ciddi bir kirlilik yaşanmıştır. 11 Ocak 2021 tarihinde, Yukarı Düden Şelalesi’nin mansabında kalan dere yatağında köpürme ve koku sorunu olduğu, işbu köpürme ve kokunun dere yatağı boyunca devam ettiği ve sonrasında bölgede balık ölümleri gözlendiği ortaya çıkmıştır. Akabinde suda balık ölümlerine sebep olan kirli su denize ulaşmıştır.

Valilik tarafından yapılan açıklamalarda; bölgedeki birçok işletmenin atık suyunu kontrolsüz bir şekilde toprağa ve yeraltına deşarj ettiğinin tespit edildiği, 13 işletmeye 2.901.628,00 TL idari para cezası uygulandığı ve 11 tesisin faaliyetinin durdurulduğu bildirilmiştir. Şunu belirtmekte de fayda vardır; sadece para cezaları yeteri kadar caydırıcı olmamaktadır. Doğaya ve dolayısıyla insan canına kasteden bu işletmelerin, su kaynaklarına en uzak noktalara taşınmaları ve suyu korumak için var olan kanun ve yönetmeliklerimizin de ivedi olarak elden geçirilmesi gerekmektedir.

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI,

Bildiğiniz üzere Kentimizin nüfus artış hızı Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmektedir. Hızlı nüfus artışı; yapılaşma, altyapı sorunları, çevre kirliliği ve kontrolsüz sanayileşmeyi beraberinde getirmekte ve su kaynakları üzerinde baskılar oluşturmaktadır. Düden Şelalesi ve Çayı Nitelikli Koruma Alanı olmasına rağmen kirlilikle mücadele etmek zorunda kalması, bu baskıların doğru yönetilemediğini göstermektedir.

Su kaynaklarımız üzerindeki; iklim değişikliği, nüfus artışı, kentleşme ve sanayileşme gibi çeşitli baskıların olumsuz etkilerini en aza indirgemek için havza yönetim planları tüm kurumların ve meslek odalarının eşgüdümü içinde hayata geçilmelidir.

Kentin jeolojik yapısından dolayı zerzemine tahliye edilecek her türlü kirliliğe karşı toleransı zayıftır.

Antalya’nın içme ve kullanma suyu ihtiyacı yeraltı sularından karşılandığı hassasiyetiyle şehirleşme sürecinin doğru yönetilmesi ve düzenli denetimlerin yapılması gerekmektedir. Olası bir kirliliği anında tespit edecek, su kalitesini izleyecek sistemlerin kurulmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Her ne kadar şuan Düden Çayı’nın fiziksel olarak normale dönmeye başladığı seyredilse de sorun tam anlamıyla çözülmüş değildir. Bu nedenle cevaplanmasını beklediğimiz sorularımız vardır;

  • Düden Çayına etki edebilecek bölgede ruhsatsız, çevre izin ve lisansı olmayan firmaların tamamı tespit edilmiş midir?
  • Denetim yapılan işletmelere daha öncesinde herhangi bir denetim yapılmış mıdır?
  • Düden Şelalesi ve Çayı Nitelikli Doğal Koruma Alanı olması sebebiyle, herhangi bir kirliliğe karşı kalıcı tedbirler düşülmekte midir?
  • Denetimler düzenli olarak yapılmaya devam edecek midir?
  • Yüksek konsantrasyondaki kirliliğin temel nedeni tespit edilmiş midir?
  • Yaşanan kirlilik tarım alanlarını ne ölçüde etkilemiştir ve insan sağlığına olası zararları yönünde araştırmalar yapılmakta mıdır?
  • Balık ölümleri ile ekosistemin uğradığı zararı gidermek üzere ne gibi çalışmalar yapılacaktır.

Sorularımızın cevaplanması bölgede kirliliğe sebep olan kaynağın, kaynakların belirlenmesinde büyük önem taşımaktadır.

Böylesine bir kirliliğin bir daha yaşanmaması adına yetkililerin ne gibi önlemler aldığıyla ilgili açıklama yapmaya davet ediyor ve TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu olarak; yaşanan bu felaketin tekrarlanmaması, kalıcı çözüm bulunabilmesi için her zaman olduğu gibi bugünde yapılacak çalışmalara katkı sağlamaya hazır olduğumuzu ilgili kurumlara ve kamuoyuna bildiririz.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz