Otomotiv sektörü, Türkiye’nin en büyük ihracat kalemlerinden biri olarak önemli bir konuma sahip. Ancak Avrupa Birliği’nde tartışılan yeni düzenleme ile sektör, beklenmedik bir belirsizlikle karşı karşıya kalmış durumda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e gönderdiği mektup, bu endişelerin resmi boyut kazanmasına zemin hazırladı. Bahsi geçen düzenlemenin temel amacı, kamu alımlarında yerli üretim yerine Avrupa Birliği’nde üretilmiş araçlara öncelik tanımaktır ve bu, “Made in EU” adını taşıyor. Bu plan, özellikle büyük çapta filo satışlarını ve toplam ihracatın önemli bir bölümünü oluşturan otomotiv sanayimizi yakından ilgilendiriyor.
Bu düzenlemenin, Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamında gelişen ilişkilerinin temelini sarsacağı ve üretim zincirlerine olumsuz yansıyacağı düşünülüyor. Çünkü, Türkiye AB ülkelerine önemli miktarda ürün ihraç ettiğinden, yeni kuralların uygulanmasıyla birlikte en çok etkilenecek ülkelerden biri olacak. Mevcut durumda, Türkiye’de üretilen araçların büyük bölümü AB ülkelerine ihraç edilirken, yeni düzenlemenin piyasadan dışlanma riski, sektör temsilcilerinde ciddi kaygılar oluşturuyor. Özellikle kamu ve özel sektörün toplu araç alımlarını kapsayan filo satışlarındaki sınırlamalar, ekonomik kalkınma açısından kemikleşmiş ilişkileri koparmaya yol açabilir. Bu endişeler, ülke ekonomisinin hareket kabiliyetini kısıtlayarak, binlerce istihdamı ve milyarlarca dolar değerindeki ihracatı olumsuz etkileyebilir.
Akademik ve Sektör Temsilcilerinden Kritik Uyarılar
Hakkındaki gelişmeleri yakından takip eden Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), durumu ciddiyetle izliyor. Başkanı Cengiz Eroldu, yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin otomotiv üretimi ve ihracatındaki güç birliğinin altını çizerek,稳”Bu entegrasyon güç kaybetmemeli,” diyerek uyarıda bulunuyor. Eroldu, Türkiye’nin otomotiv sektörünü Avrupa pazarında önemli kılan birkaç ana faktörü şöyle sıralıyor:

- İhracat Oranı: Türkiye’nin otomotiv ihracatının yaklaşık %70’i Avrupa ülkelerine yapılıyor.
- Pazar Payı: Türkiye, AB otomotiv pazarında dördüncü en önemli ülke konumunda bulunuyor.
- İkili Ticaret Akışı: Avrupa’nın toplam otomotiv ihracatının %8’i Türkiye’ye gerçekleştiriliyor, bu da karşılıklı ticaretin sağlıklı bir dengesini gösteriyor.
- Sanayi Entegrasyonu: Otomotiv üretimi ve tedarik zincirleri, iki taraf arasındaki hem ekonomik hem de teknolojik bağların güçlü olduğunu gösteriyor.
Eroldu, “Türkiye olmadan Avrupa’nın otomotiv sanayi ağını sürdürülebilir kılmak zorlaşır,” diyerek, mevcut yapının korunması gerektiğine vurgu yapıyor. Bu bağlamda, sektör temsilcileri, diplomatik kanallar kullanılarak ve uluslararası anlaşmalara uygun şekilde hareket edilerek, Türkiye’nin bu yeni mevzuatın dışında tutulmasının sağlanması umudunu taşıyor. Uzmanlar, alınacak kararların, sektörün geleceğini doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Dilerseniz, görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.
