Kaliforniya Motorlu Taşıtlar Departmanı (DMV) ile Tesla arasındaki süreç, resmi bir davanın açılmasıyla yeniden gündeme taşındı. Taraflar arasındaki gerilim, özellikle Tesla’nın araçlarındaki otonom sürüş iddiaları ve pazarlama dilinin yasallık sınırını aşıp aşmadığına ilişkin tartışmalarla şekilleniyor. DMV uzmanları, Tesla’nın pazarlama materyallerinde Otopilot terimini abartılı bir şekilde kullanmasının eyalet kurallarını ihlal ettiğini belirlemişti.
İlk değerlendirmeler, DMV’nin 30 günlük lisans askıya alma kararını desteklediği yönündeydi; ancak yetkililer, bu sert yaptırımı doğrudan uygulamak yerine şirketin kurallara uymasını sağlamak amacıyla 60 günlük bir süre verdi. Tesla, bu sürede gerekli uyum adımlarını atarken yaklaşımını köklü bir şekilde değiştirdi. Şirket yalnızca Otopilot ifadesini kullanmaktan vazgeçmekle kalmadı; Ocak ayında ABD ve Kanada genelinde Otopilot teknolojisini tamamen devre dışı bıraktı.
Şu anki süreçte Tesla’nın bu kararı yeniden yasal zemine oturtma çabası, otonom sürüş sistemini kullanıcılarına yeniden sunmanın meşru yollarını aradığı şeklinde değerlendiriliyor. Basına yansıyan ilk detaylar CNBC aracılığıyla duyuruldu; bir idare hukuku hakimi, geçmişte DMV’nin lisansları 30 gün süreyle askıya alması yönündeki talebi haklı bulmuş olsa da eyalet düzenleyicisi, önceki yaptırımları uygulamadan önce uyum sürecine odaklandı.
Şirketin şu anki hedefi, kurallara tam uyum sağlamanın ötesinde, otonom sürüş teknolojisini yeniden tüketicilere güvenli bir şekilde sunmanın yasal temelini güçlendirmek. Bu süreç, Kaliforniya’daki regülasyon ve pazarlama uygulamalarının, otomotiv devi için yeni bir uyum çerçevesi oluşturması ihtimalini de beraberinde getiriyor.
