Geleneksel Otomobil Üreticileri Yazılımda Geride Kalıyor
Günümüzde Toyota, Volkswagen ve General Motors gibi küresel otomobil üreticileri, araçlarına güç sağlayacak kritik yazılımlar geliştirme konusunda Tesla ve Çinli rakiplerinden geri kalmış durumdalar. Bu durum, elektrikli araç çağında daha büyük kârlar elde etme yeteneklerini ciddi şekilde tehdit ediyor. ABD merkezli danışmanlık şirketi Gartner’ın otomotiv gruplarının dijital performans sıralamasına göre, bugün ilk 10’a yalnızca Ford, GM ve BMW gibi üç geleneksel otomobil üreticisi girebilirken, listenin geri kalanını Tesla, Rivian ve Lucid gibi ABD merkezli girişimler ile Çin’den Nio, Xpeng ve BYD gibi şirketler domine ediyor.
Yazılım Tanıtımı ve Araç Teknolojisi
Gartner’ın hazırladığı yıllık “Dijital Otomobil Üreticisi Endeksi”, sektördeki büyük oyuncuların, özellikle Volkswagen ve Toyota’nın, motor üstünlüğü, bataryalar, güvenlik özellikleri, otonom sürüş teknolojisi ve bağlantı gibi alanlarda yazılımlara odaklanmakta zorlandığını gösteriyor. Çinli Geely’ye ait olan İsveçli Volvo Cars, bu ay başında Amerika’da yeni elektrikli SUV’sini tanıttığında, Volvo’nun mühendislik ve teknoloji sorumlusu Anders Bell, bu geçişin hem zihniyet hem de teknolojik değişimler gerektiren zorlu bir süreç olduğunu vurguladı. Tesla’nın eski bir mühendisi olan Bell, amiral gemisi elektrikli araçlarının 2012’de Elon Musk’ın şirketi tarafından ortaya atılan bir terime atıfta bulunarak “yazılım tanımlı araçların başlangıcı” olduğunu ifade etti.
Gelişmiş Yazılım ve Donanım Zorlukları
Uzun zamandır beklenen EX90, zamanla daha iyi ve daha güvenli hale gelmesini sağlayacak gelişmiş yazılım ve Nvidia çipleriyle donatıldı. Ancak Volvo’nun merkezi bir bilişim sistemi geliştirmekte karşılaştığı gecikmeler ve aksaklıklar, Apple CarPlay ve akıllı şarj gibi birçok mevcut elektrikli araçta bulunan önemli özelliklerin eksik kalmasına neden oldu. Bu özellikler, kuşkusuz gelecekte yazılım güncellemeleriyle eklenecek, fakat Volvo’nun karşılaştığı bu sorunlar, geleneksel otomobil üreticilerinin yazılımın sürüş deneyiminin merkezi olduğu araçlar geliştirerek maliyetleri düşürme ve daha fazla gelir elde etme yolunda yaşadıkları zorlukların bir yansıması olarak görülüyor. Örneğin Renault, bu yıl başında global elektrikli otomobil satışlarındaki yavaşlama nedeniyle yeni elektrikli araç ve yazılım şirketi Ampere’nin halka arzını iptal etti. Ancak buna rağmen Ampere, CEO Luca de Meo’nun “Tekerlekler üzerinde bir cep telefonu” olarak tanımladığı ilk yazılım tanımlı aracını 2026’da piyasaya sürme hedefinde ilerlemeye devam ediyor. Ayrıca, 2030’a kadar bugün yüzde 10 olan kârın yüzde 40’ını yazılımdan elde etmeyi amaçlıyor.
Teknoloji Şirketlerine Bağımlılık Riski
Geleneksel otomobil üreticileri, teknoloji ve yazılım geliştirme konusunda bugüne kadar hep kendi mühendislerine güveniyordu. Ancak günümüzde, start-up’larla birlikte Apple ve Google gibi büyük teknoloji gruplarından yetenek arayışına yönelerek, kültürel çatışmalara ve iç gerilimlere neden olmaktadırlar. Örneğin, Haziran ayında Volkswagen, Almanya’daki iç yazılım geliştiricisi Cariad’da yaşanan bütçe aşımı ve aksaklıklar nedeniyle yeni modellerin piyasaya sürülmesindeki gecikmelerin ardından, ABD’li elektrikli araç start-up’ı Rivian ile 5 milyar dolarlık bir yazılım anlaşmasına yöneldi. Toyota da kendi iç yazılım birimi Woven ile zorluklar yaşadı ve son iki yılda toplamda 888 milyon dolar net zarar açıkladı. Japon grubun araçlarını daha akıllı hale getirmek için yazılım geliştiren Woven’de geçen yıl büyük bir yönetim değişikliği yaşandı ve eski Google yöneticisi James Kuffner, CEO’luktan istifa ederek grubun kıdemli üyesi oldu. Toyota, buna rağmen yeni yazılımı Arene’yi gelecek yıl piyasaya sürmeyi hedefliyor.
Otomobil analisti James Hong, “Toyota’nın bunu çözmesi gerekiyor. Eğer çözemezse, Subaru, Mazda ve Suzuki de dahil olmak üzere Toyota ailesindeki diğer şirketler pazar payı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilir ve araçlarının anahtar yazılımı için Apple ve Google gibi büyük teknoloji şirketlerine bağımlı hale gelebilirler” yorumunu yapıyor.
Yazılım Öncelik Olmazsa Fark Hızla Açılır
Gartner analisti Pedro Pacheco, büyük otomobil üreticilerinin geniş bir araştırma bütçesine ve yetenek havuzuna sahip olmalarına rağmen, yazılıma geçişi verimli bir şekilde yönetemediklerini belirtiyor. Bunun sebebinin kısmen üst yönetimin yazılıma tam anlamıyla bağlı olmaması olduğunu da vurguluyor. Pacheco, “Temelde yazılıma yaklaşımlarını gözden geçirmeleri gerekiyor çünkü yazılımı öncelik olarak düşünmez ve uygulamazsanız, yazılımı sizin için işler hale getirmek ve önde gidenlerle aradaki farkı kapatmak son derece zor olacaktır” uyarısında bulunuyor.
Abonelik Modellerinin Geçerliliği
Jeep, Peugeot ve Fiat markalarının arkasındaki Stellantis Grubu, yazılım ürünleri ve abonelik hizmetlerinden yıllık 20 milyar euro (22.4 milyar dolar) gelir elde etmeyi hedefliyor. Ancak Gartner’ın şirketlerin yazılımı yeni bir gelir kaynağı olarak kullanma potansiyellerine göre sıralandığı endeksteki düşüş, geleneksel otomobil üreticilerinin öngörülen büyümeyi yakalayamayabileceğine dair bir işaret. Goldman Sachs analisti Kota Yuzawa’ya göre, bir otomotiv işletim sistemi geliştirme maliyeti, herhangi bir otomobil üreticisi için en az 11 milyar doları buluyor. Yuzawa, “Bunu paraya çevirmek ise son derece zor. Aylık abonelik iş modelleri hakkında çok fazla konuşuluyor, ancak gerçek şu ki, akıllı telefonları her gün kullanıyoruz, ancak kişisel araçların kullanım oranı yalnızca yüzde 5” açıklamasını yapıyor.
Dijital Hizmetlerin Geleceği
Araçların temel işlevlerini iyileştirmenin ötesinde, otomobil üreticileri yazılımın potansiyelini, kullanıcı verilerini toplama ve sigorta, bakım ve onarım için aylık ücretle sunulan abonelik hizmetleri yoluyla daha fazla gelir elde etmek amacıyla kullanmayı hedefliyor. Bu gelir yaratma fırsatı, özellikle elektrikli araçlar (EV) için artan geliştirme maliyetleri ve düşük kâr marjlarıyla mücadele eden şirketler için cazip hale geliyor. Danışmanlık firması Accenture’a göre, dijital hizmetler şu anda küresel otomobil üreticilerinin gelirlerinin yalnızca yaklaşık 300 milyon dolarını, yani %3’ünü oluşturuyor. Ancak bu rakamın 2040 yılına kadar 3.5 trilyon dolara ulaşarak otomotiv endüstrisinin ürettiği toplam gelirin yaklaşık %40’ını oluşturabileceği öngörülüyor.
Yazılım Geliştirme ve Maliyet Yönetimi
Ford, yazılım ve hizmetlerini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak son yıllarda Apple ve Tesla’dan yöneticileri agresif bir şekilde transfer etti. Bu isimler arasında, daha önce Apple’ın otomobil projesini yöneten ve şu anda doğrudan Detroit grubunun CEO’suna rapor veren Doug Field de bulunuyor. Ford’un ticari müşterilere yönelik iş kolu olan Ford Pro, geçen yıla kıyasla ücretli yazılım aboneliklerinde yılın ilk yarısında %40’lık bir artış yaşadı. Ancak şirket, elektrikli araçlardan (EV) kaynaklanan zararları durdurmakta zorlanıyor ve bu durum 2026’da bu araçlardan kâr etme hedefinden geri adım atmasına neden oldu.
Araç yazılımı geliştirmek pahalı ve otomobil üreticilerinin yeni becerilere ve yeteneklere ihtiyaç duymasını gerektiriyor. Öte yandan, yazılım arızaları dijital olarak giderilebilir ve bu sayede onarım maliyetleri düşebilir. Aynı zamanda, yazılım sürücülerin marka değiştirmesini zorlaştırarak müşteri sadakatini artırabilir. Volvo’nun mühendislik ve teknoloji sorumlusu Anders Bell, gelişmiş yazılım geliştirme sürecinin başlangıçtaki maliyetlerinin ve zorluklarının karşılığını vereceğine inanıyor. Ortak bir bilgi işlem mimarisi oluşturulduktan sonra gelecekteki modellerin geliştirme maliyetlerinin de düşeceğini belirtiyor. Bell, “Yazılımı gerçekten benimsemeyi öğrenmeliyiz. Eğer bir mühendislik organizasyonu olarak toplumun genel teknoloji hızına ayak uyduramazsanız, geride kalırsınız” uyarısını yapıyor.
