Alman otomotiv devi Opel, yenilikçi ürün yelpazesinin en yeni üyesi olan yeni Grandland ile otomotiv dünyasında kısa sürede büyük yankı uyandırdı. Markanın tam 20 yıl önce, bir çocuğun hayal gücünden doğan sevimli köpek balığı geleneği, Opel’in yeni premium SUV modeli Grandland’in çarpıcı tasarımı ve ileri teknoloji özellikleriyle yaşamaya devam ediyor. Üstün Alman mühendisliğini keyifli bir sürüş deneyimiyle harmanlayan Opel, kullanıcılarına sunduğu modellerde gizlediği sürprizlerle de farklılaşıyor. Bu sürprizlerin en dikkat çekicisi ise Opel araçlarının çeşitli noktalarına ustaca yerleştirilmiş olan küçük köpek balıkları. Marka, müşterilerini bir Opel’in iç dünyasına doğru keyifli bir yolculuğa çıkararak, bu iyi saklanmış minik deniz canlılarını bulmaya davet ediyor. Yaklaşık yirmi yıldır sürücüleri ve yolcuları gülümseten bu özgün gelenek, yeni Opel Grandland ile birlikte tazeleniyor.
Opel’in prestijli “Altın Direksiyon” ödülüne layık görülen yeni premium SUV modeli Grandland, her detayında seçkin bir deneyim sunmayı hedefliyor. Geceyi adeta gündüze çeviren Intelli-Lux HD aydınlatma teknolojisine sahip adaptif farlar, uzun yolculuklarda dahi benzersiz konfor sunan standart Intelli-Seats koltuklar ve yenilikçi tasarımıyla öne çıkan yarı saydam Pixel Box orta konsol gibi akıllı çözümlerle donatılan Grandland, aynı zamanda iç mekanına gizlenmiş sevimli köpek balıklarıyla da keyifli bir keşif yolculuğu vadediyor. Ancak bu deniz canlılarının tam olarak nerede saklandığını bulmak için adeta bir dedektif gibi dikkatli olmak gerekiyor. İlk bakışta kendilerini ele vermeyen bu minik sürprizler, bazen bir kapağın altında, bazen bir saklama alanının derinliklerinde, hatta kablosuz şarj olan telefonunuzun çevresine farklı bir açıyla bakıldığında bile ortaya çıkabiliyor. Tüm versiyonlarında elektrikli motor seçenekleri sunan ve üretiminde önemli ölçüde geri dönüştürülmüş malzeme kullanılan Grandland, Opel’in “Çevre Dostu Yenilik” yaklaşımı doğrultusunda kaynakları koruyarak, ikonik köpek balıklarının araçta kendilerini daha da “evlerinde” hissetmelerini sağlıyor.
Opel Tasarım Direktörü Karim Giordimaina, köpek balıklarının artık Opel ailesinin sevimli bir simgesi haline geldiğini belirterek, “Bu küçük detaylar, tasarımcılarımızın en ince ayrıntıya bile ne kadar özen gösterdiğinin canlı bir kanıtı. Birçok müşterimiz, bir sonraki Opel modellerini satın aldıklarında keşfedecekleri köpek balıklarını arama heyecanını şimdiden yaşıyor. Bu eğlenceli köpek balıkları, araçlarımızın nasıl hem detaylarda hem de bütünde duyguları harekete geçirdiğini ve tutku uyandırdığını gösteren canlı bir kanıt” şeklinde konuştu.
Peki bu sevimli yaratıklar nasıl oldu da Opel araçlarının vazgeçilmez bir özelliği haline geldi? Bu ilginç hikaye, 2004 yılının bir pazar öğleden sonrasına uzanıyor. Tasarımcı Dietmar Finger, iki yıl sonra piyasaya sürülecek olan Corsa D modeli için bir çizim üzerinde çalışırken, normalde kapalı yolcu kapısı tarafından gizlenen torpido gözünün dış paneli üzerinde yoğunlaşıyordu. Torpido gözü açıldığında panelin sağlamlığını garanti altına alması gerekiyordu ve bu da plastik yüzeydeki yivlerle sağlanacaktı. Finger bu yivler üzerinde çalışırken, oğlu çizime bakarak “Neden sadece bir köpek balığı çizmiyorsun?” diye sordu. Bu fikir tasarımcının aklına yattı ve yivlere karakteristik bir köpek balığı şekli verdi. Ertesi gün, bu özgün köpek balığı profilini o zamanki Corsa Baş Tasarımcısı Niels Loeb’e gösterdi ve Loeb bu fikre hayran kaldı. Böylece, torpido gözündeki minik bir köpek balığı ile Corsa D seri üretime girdi ve “Opel köpek balıkları hikayesi” başlamış oldu.
Corsa D’yi takiben Zafira modeli geldi ve o dönem iç tasarımdan sorumlu olan Karim Giordimaina, bu kompakt vanın kokpitine tam üç tane köpek balığı gizledi. Zamanla bu sevimli deniz canlıları diğer Opel modellerinde de kendini göstermeye başladı. İlk olarak Opel ADAM’da ortaya çıkan köpek balıkları, günümüz Astra ve Astra Sports Tourer serisine kadar uzanan bir maceraya atıldı ve şimdi de yeni Grandland’de bu gelenek sürdürülüyor. 2000’li yılların ortalarından bu yana, her yeni modelin iç tasarım direktörü, geliştirme sürecinin son aşamalarında iç mekana mutlaka bir köpek balığı “imzası” atmayı bir ritüel haline getirdi. Köpek balıklarının konumları, şirketin en üst düzey yöneticilerinden bile büyük bir sır gibi saklanıyor. Genellikle aracın tanıtımına kadar gizli kalan bu minik sürprizler, hem şirket çalışanları hem de Opel tutkunları için heyecan verici bir “hazine avına” dönüşüyor ve Opel’in bu efsanevi geleneğinin canlı kalmasını sağlıyor. Yeni Grandland’in içinde de keşfedilmeyi bekleyen bu minik deniz canlıları, aracın farklı köşelerinde meraklı gözleri bekliyor.
Gelecekteki Opel araçlarında da bu minik avcılar varlıklarını sürdürecekler. Kimi zaman daha belirgin, kimi zaman daha ustaca gizlenmiş olarak, her modele özgü farklı noktalarda yeni “yuvalar” bulup Opel severleri şaşırtmaya devam edecekler. Böylece müşteriler için, yeni Opel modellerinde kaç tane köpek balığının nerede gizlendiğini keşfetmek, her zaman heyecan verici bir macera olmaya devam edecek.
