Subaru, elektrikli otomobil teknolojilerinde Toyota ile ortak geliştirdiği modellerin ötesine geçerek kendi altyapısını geliştirmeye hazırlanıyor. Japon üretici, 18 Ekim’de Tokyo’nun kuzeyindeki test tesisinde, markanın kendi elektrikli araç teknolojilerini taşıyan modifiye edilmiş bir Outback prototipini sergiledi.
Çift elektrik motoru ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle donatılan prototip, yaklaşık 510 beygir güç üretiyor. Subaru yöneticileri, araçta kullanılan bazı teknolojilerin 2029’dan itibaren seri üretim modellerine aktarılabileceğini belirtiyor. Ancak yeni altyapıyı kullanacak ilk model henüz açıklanmadı.
Prototipte Outback gövdesinin kullanılması, aracın gelecekteki seri üretim tasarımını temsil ettiği anlamına gelmiyor. Subaru, mevcut gövdenin yalnızca test amacıyla kullanıldığını ve gelecekteki modellerin görünümü hakkında fikir vermediğini vurguluyor.
Subaru Elektrikli Prototipi 4 Saniyenin Altında 100 Km/S Hıza Ulaşıyor
Prototipin ön aksında Aisin tarafından tedarik edilen 150 kW gücünde elektrikli aks ünitesi bulunuyor. Arka aksta ise 230 kW güç üreten daha güçlü bir elektrik motoru görev yapıyor. Toplamda 380 kW, yani yaklaşık 510 beygir güç sunan çift motorlu sistem, gücü dört tekerleğe aktarıyor.
Subaru’nun açıkladığı verilere göre prototip, 0’dan 100 km/s hıza 4 saniyeden kısa sürede ulaşabiliyor. Bu performans, markanın elektrikli araçlarda da güçlü hızlanma ve dört tekerlekten çekiş özelliklerini bir araya getirmeyi hedeflediğini gösteriyor.
Yeni altyapı, Solterra gibi Toyota ortaklığıyla geliştirilen elektrikli modellerde kullanılan e-TNGA mimarisinden bağımsız olarak hazırlanıyor. Subaru, motor gücünü ve akslar arasındaki tork dağılımını kendi sürüş karakterine uygun şekilde yönetmeyi amaçlıyor.
Marka, WRX ve Outback gibi içten yanmalı motorlu modellerinde kullandığı simetrik dört tekerlekten çekiş yaklaşımını elektrikli araçlara özel bir şasiye uyarlamaya çalışıyor.
Yeni Elektrikli Araç Platformu Yaklaşık 100 Kilogram Daha Hafif
Subaru’nun yeni elektrikli araç mimarisinde öncelik verdiği konuların başında ağırlığın azaltılması geliyor. Şirketin açıklamasına göre geliştirilen platform, mevcut elektrikli modellerde kullanılan mimariye kıyasla yaklaşık 100 kilogram daha hafif.
Batarya paketinde de ağırlık azaltmaya yönelik çalışmalar yürütülüyor. Yaklaşık 4.000 silindirik hücreden oluşan batarya paketinin, Subaru’nun önceki batarya paketine göre yüzde 25 daha hafif olduğu belirtiliyor. Şirket ayrıca enerji yoğunluğunu sektör ortalamasının yaklaşık yüzde 20 üzerine çıkarmayı hedefliyor.
Bununla birlikte prototipin batarya kapasitesi, şarj gücü ve menzili henüz açıklanmadı. Bu nedenle yeni platformun ağırlık avantajının gerçek kullanım menziline ve şarj performansına nasıl yansıyacağı şimdilik belirsizliğini koruyor.
Motor, Batarya Ve Yazılım Tek Merkezden Yönetilecek
Subaru, yeni elektrikli araç platformuyla birlikte entegre bir kontrol ünitesi de geliştiriyor. Bu sistem, elektrik motorlarının, bataryanın ve ilgili yazılım işlevlerinin tek bir merkezden yönetilmesini sağlayacak şekilde tasarlanıyor.
Yeni mimarinin uzaktan yazılım güncellemelerini (OTA) desteklemesi de planlanıyor. Böylece araçlar müşterilere teslim edildikten sonra belirli işlevlerin ve performans özelliklerinin yazılım üzerinden güncellenmesi mümkün olabilecek.
Bu yaklaşım, Subaru’nun elektrikli araç teknolojilerini yalnızca motor ve batarya performansı açısından değil, yazılım yönetimi bakımından da geliştirmeyi hedeflediğini ortaya koyuyor. Ancak sistemin seri üretim araçlarında hangi özelliklerle sunulacağına ilişkin ayrıntılar henüz paylaşılmadı.
Toyota İle Elektrikli Araç Ortaklığı Devam Ediyor
Subaru’nun kendi elektrikli araç platformunu geliştirmesi, Toyota ile yürüttüğü ortak çalışmaların sona ereceği anlamına gelmiyor. Şirketin yakın dönem ürün planlarında, ortak platformları kullanan elektrikli SUV modelleri yer almaya devam ediyor.
Solterra, Trailseeker ve Uncharted modellerinin yanı sıra Toyota ile birlikte geliştirilen üç sıra koltuklu Getaway’in de 2027’nin başında satışa sunulması planlanıyor.
Subaru, bir yandan Toyota ile ortak geliştirilen modellerin ürün gamındaki yerini korurken diğer yandan kendi elektrikli araç teknolojilerini ilerletmeyi hedefliyor. Prototipte test edilen bazı sistemlerin 2029’dan itibaren seri üretime aktarılması planlansa da ilk modelin kimliği ve teknik özellikleri henüz netleşmiş değil.
