Dünyada İlk Buharlı Lokomotif Nerede Ne Zaman Yapıldı?

Buharlı lokomotif, buhar gücü ile çalışan lokomotiflerdir. Buharlı lokomotifler 19. yüzyıl ortalarından 20. yüzyıl ortalarına kadar kullanılmışlardır.

1500’lü yılların ortalarında Almanya’da kullanılmaya başlanan vagonyollarında lokomotifler atlar tarafından çekilmeye başlanmıştır. 1700’lerin başında buharlı makinenin icadı ile bu yollar demiryoluna dönüştürülmeye başlanmış ve ilk buharlı lokomotif 1804 yılında İngiltere’de Richard Trevithick ve Andrew Vivian tarafından imal edilmiştir. Lokomotif Galler’de demiryolu ölçülerine yakın ölçüde olan “Penydarren” (Merthyr Tydfil) tramvay hattında çalışmıştır. Bunu izleyen dönemde Matthew Murray tarafında ikiz silindir lokomotif 1812 yılında Vagonyolu işletmecisi Middleton Railway için yapılmıştır.

İngiltere’deki bu gelişmeler ABD’nin de çalışmalara başlamasını hızlandırmış ve 1829 yılında Baltimore-Ohio Demiryolu’nda çalışan ilk Amerikan buharlı lokomotifi Tom Thumb bu hatta çalışmaya başlamakla beraber Thumb bir deneme modeliydi ve Amerika’da Güney Karolina Demiryolu’nun açılış töreninde hizmete giren Best Friend of Charleston başarılı ilk demiryolu lokomotifi olmuştur.

Gelişim
Trevithick lokomotifinin yapımını izleyen 25 yıl içinde, kömür taşınan demiryollarında, sınırlı sayıda buharlı lokomotif başarıyla kullanıldı. Bunda, Napolyon savaşlarının sonlarına doğru, yem fiyatlarındaki bu yükselişin de önemli etkisi oldu. Dökme demirde yapılan Ievha yollar, buharlı lokomotifin ağırlığını çekecek güçte olmadıklarından, vagon tekerleklerini ne oturduğu “L” kesitli bu yolların yerini kısa bir süre sonra düz yüzeyli raylar ve flanşlı tekerlekler aldı.

Silindir
George Stephenson, 1814’te kendinden önceki tasarımcıların deneyimlerinden yararlanarak, düz yüzeyi raylar üstünde hareket eden lokomotifler yapmaya aşladı. Daha önceki lokomotiflerin aşağı yukarı tümünde, silindirler dikey durumda yerleştiriliyor ve kısmen kazanın içine daldırılıyordu. Stephenson ve Losh, 1815te tahrik gücünü pistondan ana tahrik tekerleğine dişli çarklarla iletmek yerine, ana tahrik tekerlekleri üst önde bulunan kranklar aracılığıyla, doğrudan doğruya silindirlerden iletme düşüncesinin patentini aldılar. Tahrik gücünü dişli çarklarla ileten düzenek, özellikle büyük dişlerde aşınma ortaya çıktığında, sarsıntılı bir harekete neden oluyordu. Gücü doğrudan silindirden ileten mekanizma, daha yalın olduğundan, tasarımcılara daha geniş bir serbestlik sağladı.

Kazanlar
Lokomotif kazanları da, eskiden yalın bir boru biçimindeyken, önce dönüşlü bir boru biçimine, sonra da birçok borunun bir arada bulunduğu ve böylece daha geniş bir ısıtma yüzeyi sağladığı borulu biçime dönüşmüştür. Bu son biçimde, bir dizi boru, ocağın yandığı yanda ulunan benzer bir plakaya bağlanmıştı. Silindirlerden gelen egzoz buharı, borulardan geçip dumanın çıktığı uçtan bacaya giderken bir patlamaya neden oluyor, öylece, lokomotifin hareket olduğu sırada ateşi canlı tutuyordu. Lokomotif olduğu yerde dururken de, bir örük kullanılıyordu. Liverpool and Manchester Şirketi’nin muhasebecisi Henry Booth, 1827’de, daha ileri bir gelişme olan çokborulu kazanın patentini aldı. Stephenson da bu buluşu, Rocket adlı lokomotifinde kullandı (ama önce, bakır boruların bağlandığı uç plakalarındaki bağlantı bileziklerinin su sızdırmaması için, oldukça uzun denemeler yapması gerekmişti).

1830’dan sonra buharlı lokomotif, günümüzde bilinen biçimini aldı. Silindirler, dumanın çıktığı uca ya yatay, ya da hafifçe eğik durumda yerleştiriliyor, ateşçinin yeriyse, ocağın yandığı uçta yer alıyordu.

Şase
Silindirlerin ve dingillerin kazana bağlı olmaktan ya da kazanın tam altına yerleştirilmekten çıkmasıyla birlikte, çeşitli parçaları bir arada tutacak bir çerçevenin yapılması gerekti. İlk kez İngiliz lokomotiflerinde kullanılan çubuk çerçeve, çok geçmeden ABD’de de uygulandı ve dövme demir yapımından, dökme çelik yapımına geçildi. Silindirler, çerçevenin dışına monte ediliyordu. İngiltere’deyse, çubuk çerçevenin yerini plaka çerçeve aldı. Bunda, silindirler çerçevenin içinde yer alıyor ve çerçeveler için yaylı süspansiyonlar (sarmal ya da yaprak biçimli), dingilleri tutmak içinse dingil yatakları (yağlanmış yatak)bulunuyordu.

1860’tan sonra çeliğin kazan yapımında kullanılma a başlanmasıyla, daha yüksek basınçlarda çalışma olanağı bulundu. 19. yüzyıl sonuna doğru, 12 bar basınç, lokomotiflerde yaygınlaştı; bileşik lokomotiflerdeyse, 3,8 bar basınç kullanılmaya başlandı. Bu basınç, bu har çağında 17,2 bara çıktı. 1890 yıllarında ekspres lokomotiflerinin silindirleri, 51 cm çapında ve 66cm strokunda yapıldı. Daha sonraları ABD gibi ülkelerde silindir çapı 81 cm ye yükseldi ve hem lokomotifler, hem de vagonlar daha büyük yapılmaya başlandı.

İlk lokomotifçilerde, akstan güç alarak çalışan pompalar vardı. Ne var ki, bunlar, yalnızca motor işlerken çalışıyordu. 1859’da enjektör bulundu. Kazandan gelen, buhar (ya da daha sonraları egzoz buharı), koni biçimli iri memeden (difüzör)fışkırarak, suyu, daha yüksek bir basınçta bulunan kazana dolduruyordu. Bir “çek valf” (tek yönde çalışan vana), buharı, kazanın içinde tutuyordu. Kuru buhar, ya kazanın tepesinden alınıp delikli bir boru içinde ya da kazanın tepesindeki bir noktadan alınıp buhar damı içinde toplanıyordu. Bu kuru buhar, daha sonra bir regülatöre aktarılıyor ve regülatör, kuru buharın dağıtımını denetliyordu. Buharlı lokomotiflerde ortaya çıkan en önemli gelişme, aşırı ısıtmanın kullanılmaya başlanması oldu.

Bir gaz borusu aracılığıyla buharı önce ocağa, daha sonra da kazanın ön ucundaki bir toplayıcıya taşıyan eğimli boru, Wilhelm Schmidt tarafından bulundu ve başka mühendisler tarafından da kullanıldı. Yakıtta, özellikle de suda elde edilen tasarruf, hemen kendini gösterdi. Sözgelimi, 12 bar basınçta ve 188 °C sıcaklıkta ‘doymuş” buhar üretiliyordu; bu buhar, 93 °C daha ısıtılarak, silindirlerde hızla genleşiyordu. Böylece, 20. yüzyılda lokomotifler, %15 gibi kısa kesme zamanlarında bile yüksek hızlarda çalışabilecek hale geldi. Çelik tekerlekler, fiberglas kazan kaplamaları, uzun adımlı piston supapları, dolaysız buhar geçitleri ve aşırı ısıtma gibi gelişmeler, buharlı lokomotif uygulamasının son aşamasına katkıda bulundu.

Kazandan gelen buhar, başka amaçlarla da kullanılıyordu. Çekiş gücünü artırma amacıyla, akıtma yerine, 1887’de sürtünme kuvvetini artıran buharla “kumlanma” kullanılmaya başlandı. Ana frenler, makineden elde edilen bir vakumla ya da bir buhar pompasının sağladığı basınçlı havayla çalıştırıldı. Ayrıca, borularla vagonlara taşınan buharla ısıtma sağlanıyor ve buharlı dinamolardan (jeneratör) elektrik ışığı elde ediliyordu.

Dacia Spring’de Üretim Değişiyor: Yeni Model Avrupa’da Üretilecek - OtonomHaber
Dacia

Dacia Spring’de Üretim Değişiyor: Yeni Model Avrupa’da Üretilecek

Renault Grubu’nun uygun fiyatlı otomobil markası Dacia, elektrikli araç pazarındaki rekabette konumunu güçlendirmek için Spring modelinin üretim planını değiştiriyor. Çin’den ithal edilen mevcut modelin yerini alacak ikinci nesil Spring, Avrupa’da üretilecek. Bu değişiklikle birlikte modelin fiyat avantajını zorlayan ithalat maliyetlerinin ve bazı teşviklere erişim sorunlarının aşılması hedefleniyor. Üretim Çin’den Slovenya’ya […]
Volkswagen’de Ducati İçin Satış Sinyali: İtalyan Marka Yeniden Değerlendiriliyor - OtonomHaber
ARAÇ TİPLERİ

Volkswagen’de Ducati İçin Satış Sinyali: İtalyan Marka Yeniden Değerlendiriliyor

Volkswagen Grubu, tarihinin en kapsamlı yeniden yapılanma süreçlerinden birini sürdürürken bünyesindeki markaların geleceğini de yeniden değerlendiriyor. Grubun Audi çatısı altında bulunan İtalyan motosiklet üreticisi Ducati’nin satılması da gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor. Audi CEO’su Gernot Döllner, Volkswagen Grubu’nun marka ve şirket portföyünü kapsamlı şekilde incelediğini doğrularken Ducati için henüz […]
BYD’den 2027 İçin Dev İhracat Hedefi: 2,5 Milyon Araç - OtonomHaber
ARAÇ TİPLERİ

BYD’den 2027 İçin Dev İhracat Hedefi: 2,5 Milyon Araç

Çinli otomotiv üreticisi BYD, iç pazarda giderek sertleşen rekabetin etkisiyle küresel büyüme stratejisinde ihracata daha fazla ağırlık vermeye hazırlanıyor. Şirket yönetiminin yatırım kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği görüşmelerde paylaşılan plana göre BYD’nin 2027 yılında Çin dışına 2,5 milyonun üzerinde araç göndermeyi hedeflediği belirtildi. Şirket, 2026 yılında ise yurt dışı araç sevkiyatının 1,9 milyon […]
Tesla’nın FSD Supervised Sistemi İçin Avrupa’da Altıncı Onay Geldi - OtonomHaber
Amerikan Otomobil Markaları

Tesla’nın FSD Supervised Sistemi İçin Avrupa’da Altıncı Onay Geldi

Tesla’nın Avrupa’da kullanım alanını genişletmeye çalıştığı FSD Supervised sistemi için onay sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Slovenya’nın da sisteme izin vermesiyle birlikte Tesla’nın gelişmiş sürüş destek teknolojisini kabul eden Avrupa ülkelerinin sayısı altıya yükseldi. Şirket açısından kritik süreç ise henüz tamamlanmış değil. Avrupa Birliği genelinde FSD Supervised kullanımının genişletilmesini sağlayabilecek […]
Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar Perakende Zirvesi’nde Çözümlerini Tanıtıyor - OtonomHaber
Alman Otomobil Markaları

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar Perakende Zirvesi’nde Çözümlerini Tanıtıyor

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek 17. Perakende Zirvesi’nde ana sponsorlar arasında yer alacak. Farklı sektörlerden önemli temsilcileri bir araya getirecek zirvede, perakende ve lojistik sektörlerinin değişen ihtiyaçları ele alınırken Mercedes-Benz’in hafif ticari araç modelleri de ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Gıda ve içecek, kişisel bakım, […]
ZF Aftermarket, Araç Verileriyle Onarımları Hızlandırıyor - OtonomHaber
GENEL

ZF Aftermarket, Araç Verileriyle Onarımları Hızlandırıyor

Onarım süreçleri giderek daha dijital hale geliyor, ancak birçok filo ve servis ayrı sistemler üzerinden çalışabiliyor. Sorun tespiti ve arıza teşhisinden servis planlamasına ve parça tedarikine kadar, onarım sürecindeki kritik adımlar genellikle ayrı sistemlerde gerçekleştiriliyor ve bu da gecikmelere ve verimsizliklere yol açıyor. ZF Aftermarket, Automechanika Frankfurt 2026 fuarında açık […]
Elaris, Elektrikli Araç Şarj Soketi Sayısını Yüzde 58 Artırdı - OtonomHaber
Elektrikli

Elaris, Elektrikli Araç Şarj Soketi Sayısını Yüzde 58 Artırdı

Türkiye’nin elektrikli araç şarj ağı alanındaki öncü markalarından Elaris, 2026’nın ilk yarısında aktif AC/DC şarj soketi sayısını yüzde 58 artırarak 112’ye çıkardı. Yılın ilk ayında halka arz sürecini başarıyla tamamlayan Üçay Mühendislik, iştiraki Elaris ile elektrikli araç şarj ağı yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Elaris, 2025 yılı sonunda 71 adet […]
Jaguar Land Rover’dan Büyük Küçülme: 4 Bin Kişi İşini Kaybedecek - OtonomHaber
ARAÇ TİPLERİ

Jaguar Land Rover’dan Büyük Küçülme: 4 Bin Kişi İşini Kaybedecek

İngiliz lüks otomobil üreticisi Jaguar Land Rover (JLR), küresel otomotiv pazarında artan rekabet, maliyet baskıları ve son dönemde yaşanan operasyonel sorunların ardından kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecine giriyor. Tata Motors bünyesinde faaliyet gösteren şirket, gelecek iki yılda yaklaşık 4 bin kişilik istihdam azaltımına hazırlanırken elektrikli araçlar ve yeni modeller için […]
Türkiye’nin Otomotiv İhracatı 8 Ayda 27,2 Milyar Dolara Ulaştı - OtonomHaber
ARAÇ TİPLERİ

Türkiye’nin Otomotiv İhracatı 8 Ayda 27,2 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye otomotiv sektörü, küresel ticaretteki belirsizliklere ve değişen pazar koşullarına karşın ihracattaki yükselişini sürdürdü. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin tedarik zincirleri üzerindeki baskısına rağmen sektörün ocak-ağustos dönemindeki dış satımı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 artış göstererek 27 milyar 200 milyon dolara çıktı. Böylece otomotiv endüstrisi, tüm zamanların en yüksek […]
Hyundai Staria Electric Avrupa’da Siparişe Açıldı: 430 Kilometre Menzil - OtonomHaber
ARAÇ TİPLERİ

Hyundai Staria Electric Avrupa’da Siparişe Açıldı: 430 Kilometre Menzil

Elektrikli otomobil pazarındaki büyüme sürerken Hyundai, geniş ailelere ve yüksek iç hacim ihtiyacı bulunan kullanıcılara yönelik yeni modeli Staria Electric’i Avrupa’da satışa sundu. İçten yanmalı motorlu versiyonuyla tanınan Staria, elektrikli modelinde kapalı ön bölüm ve aracın genişliğini kaplayan LED ışık şeridiyle daha modern bir görünüme kavuştu. Hyundai Staria Electric, Almanya’da […]