Cildi Yaşlandıran 12 Faktöre Dikkat!

Plastik,Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Doç.Dr.İbrahim Aşkar konu hakkında önemli bilgiler verdi. Kişinin yaşlanması zamanla ortaya çıkan doğal bir süreç olmasına karşın, ciltteki yaşlılık belirtileri bir gün içinde fark edilebilir. Kişiler gözaltı şişliği, ciltteki kırışıklık gibi yıpranma ve yaşlanma göstergelerini bir gün uyandıklarında bir anda fark edebilirler. Bizler Estetik Plastik Cerrahlar olarak, yaşlanmış cilt en sık karşılaştığımız problemlerden biridir. Hem genetik faktörler, hem de çevresel faktörler yaşlanmada rol oynar. Kişiler bazen olduğundan erken yaşlanabilir. Yaşlanmayı ne kadar iyi anlarsak o kadar iyi çözüm bulabiliriz. Yaşlanmada rol oynayan faktörler;

1-Genetik faktör: Yaşlanmaya yol açan engellenemeyen tek nedendir. Antioksidan enzimler DNA hasarını onarmada önemlidir ve vücut tarafından üretilebilir. Bu sayede yaşam boyunca DNA hasarlarını antioksidan enzimler tamir edebilir. Bu da genetik kapasite ile değişir. Bazı kişilerde doğuştan bu mekanizma bozuk olabilir. Erken yaşlanma dediğimiz durum ortaya çıkar.

2-Güneş ışınları : Cildimiz yaşlanırken, ne kadar çok güneş ışını ve UV ışınlarına maruz kalırsa, DNA hasarına bağlı olarak, hasarlı hücrelerin yerine yeni hücre üretimini daha da yavaşlatacaktır. Bu da yaşlanmayı o oranda hızlandırır. UV ışınları yaşlanmayı etkileyen en önemli çevresel faktördür. Birçok insan güneşten korunduğunu iddia etse de, solaryum, vitamin D üretimi için cildimiz güneş görsün bahanesiyle gereksiz oranda güneş altında kalma, iş nedeniyle güneş altında durma (inşaat, bahçe, tarım, balıkçılık gibi), köpek gezdirme, açık alanda yapılan sporlar, araç kullanımı gibi güneş altında yapılan aktiviteler UV ışınlarına maruz kalmayı arttırır. Bu durumda sürekli dışarı çıktıkça saat 10:00-15:00 arası koruma faktörü 50 olan güneş koruyucu kullanmak en doğru önleme yöntemidir. Ayrıca beyaz ışığın yoğun olduğu ortamlarda da koruma faktörü 50 olan güneş koruyucu kullanmalıdır.

3-Kirler ve toksinler: Hava kirliliği, çevre kirliliği, sağlıksız yiyecekler serbest oksijen radikallerini arttırır. Bu da vücutta oksidatif stresi arttırarak, derideki oksijeni ve kolajen-elastin üretimini azaltır. Ciltte lekelenme, hiperpigmentasyon, akne, kuruluk gibi cilt problemlerine yol açar. Yani ciltte yaşlanmayı hızlandırır. Doğal ve sağlıklı beslenme ve doğru şekilde yapılan spor serbest radikalleri mümkün olduğu kadar azaltacaktır.

4- Mimik kullanım sıklığı: Mimik hareketleri uzun yıllar boyunca sık kullanım ile ciltte derin mimik çizgileri oluşur. Zamanla bu çizgiler kalıcı hale gelip, derinleşir.

5-Stres: Kişinin yaşadığı stres, yoğun çalışma temposu ciltte yağlanma ve akne oluşumuna yol açarak, serbest radikaller vasıyası ile ciltteki toksik ortamı arttırır. Stres aynı zamanda stres hormonu kortizol salgısını da arttırır. Zincirleme olarak ciltte sebum artırırken, ciltaltı mikrosikülayonu ve cilt nem oranını azaltır. Böylece akne oluşumu artar ve daha yaşlı bir cilt ortaya çıkar.

6-Uykusuzluk veya uyku düzensizliği: Düzensiz uyku, büyüme hormonu ve güçlü bir anti oksidan olan melatonin hormunu salınımını bozar ve yaşlanmayı daha hızlandırır. Serbest radikallerin metabolize edilip, yok edilmesi de azalır. Vücudun kendini onardığı uyku sürecinin düzensizliği diğer hastalıkların da başlangıcını tetikler.

7-Sigara: Sigara içerdiği toksik maddeler nedeniyle, yaşlanmayı hızlandırır, ciltte kırışıklık artışı, mat görünüm ve hiperpigmentasyon gibi sorunlara yol açtığı uzun yıllardır bilinmektedir. Buna elektronik sigara ve nargile de dahildir.

8-Alkol: Alkol cilde gerekli besin maddelerini engelleyerek, cildin nem oranını azaltır. Sağlığa faydalı olarak bilinen kırmızı şarap (zengin antioksidan içeriğine sahip), fazla tüketildiğinde ciltte nem oranını azaltmaktadır. Alkol kullanımı fazla idrar çıkarılması ve su kaybına neden olur. Bu da ciltte kuruluk, çizgi oluşumu yaşlanmanın hızlanmasına yol açar. Aşırı alkol tüketimi karaciğerde metabolizmayı bozarak, ciltte pigmentasyon problemlerine neden olur. Alkolün A vitaminin azalmasına yol açıp, kolajen üretimini inhibite ettiği bildirilmektedir.

9-Kötü beslenme: Beslenme alışkanlıkları hem sağlığı hem de cilt yaşlanmasında direkt etkilidir. Kötü beslenme ciltte solgunluk, yüzeyel düzensizlik, kızarıklık, akne ve hızlı yaşlanmaya yol açar. Fazla karbohidrat tüketimi kolajen ve elastin parçalar ve ciltteki elastikiyeti azaltır. Beslenmede vitamin ve mineral açısından zengin meyve ve sebze yoksa, ciltte nem eksiği ortaya çıkar. Ayrıca, omega 3 yağ asiti zengini olan balık gibi deniz ürünleri ve lif bakımından zengin tahıl veya kuru baklagillere mutlaka beslenmeye dahil edilmelidir.

10-Kolajen kaybı: Yaşlanma ile birlikte fibroblast hücreleri kendilerini yenilemesi, kolajen ve elastin liflerinin üretimi azalır. Vücutta ana bağ dokusu parçası olan kolajen aynı zamanda kemik, tendon ve eklemlerde de bulunur. Dolayısiyle yaşlanma kemiklerin erimesi, eklem ve tendonların zayıflaması ile devam eder.

11-Kilo kaybı: Hızlı kilo alıp vermeler cilt ve ciltaltı dokusunda gevşeklikler hatta sarkmalara bile neden olabilmektedir. Bu da aşırı kilo alımları cildin esnemesine, elastikiyetini kaybetmesiyle oluşabilmektedir.

12-Dehidratasyon: Düzenli şekilde su içmeyi alışkanlık edinmeyen kişilerde ciltte kuruma ve yaşlanma belirtileri ortaya çıkar.

Honda ve Nissan’dan Birleşme Yerine Yazılım Ortaklığı - OtonomHaber
ARAÇ TİPLERİ

Honda ve Nissan’dan Birleşme Yerine Yazılım Ortaklığı

Japon otomotiv sektörünün iki önemli üreticisi Honda ve Nissan, daha önce gündeme gelen birleşme planlarının ardından iş birliğinde yeni bir sayfa açtı. İki şirket, otomobillerin elektronik altyapısını ve yazılım sistemlerini ortaklaştırmak amacıyla 31 Ağustos’ta ortak geliştirme anlaşması imzaladı. Yeni iş birliği kapsamında Honda ve Nissan; elektronik kontrol üniteleri (ECU), araç […]
Elektrikli Araç Pazarında Yeni Dönem: Slate Auto’dan ’Boş Tuval’ Kamyonet - OtonomHaber
Amerikan Otomobil Markaları

Elektrikli Araç Pazarında Yeni Dönem: Slate Auto’dan ’Boş Tuval’ Kamyonet

Elektrikli araç sektöründe son yıllarda öne çıkan yüksek teknoloji ve lüks donanım anlayışı, yerini daha sade ve ulaşılabilir modellere bırakmaya hazırlanıyor. ABD merkezli Slate Auto, 2026 yılının sonlarında yollara çıkması planlanan “Blank Slate” adlı elektrikli kamyonetiyle bu değişimin dikkat çeken örneklerinden birini ortaya koyuyor. Şirket, araç tasarımında geleneksel otomobillerde bulunan […]