İnme Hakkında Doğru Sanılan 5 Yanlış

Toplumda ‘felç’ olarak bilinen ‘inme’ dünyada olduğu gibi ülkemizde de ölüm nedeni olarak 3. sırada yer alırken, sakatlık oluşturan hastalıklar arasında ise ilk sıraya yükseliyor. İnme geçiren hastalarda ölüm ve sakatlığın sık görülmesinde ise hastalık hakkında toplumda doğru sanılan yanlış bilgiler önemli rol oynuyor. Toplumda inme ile ilgili yeterli farkındalık oluşmadığı için koruyucu önlem alınmadığı gibi, uyarıcı işaretleri de fark edilmiyor veya ‘nasıl olsa geçti’ düşüncesiyle sağlık kuruluşuna başvurmakta gecikiliyor. Bunun sonucunda da erken müdahaleyle kurtarılma şansı olan hastalar hayatlarını kaybedilebiliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy Hastanesi) Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici, toplumdaki yaygın inanışın aksine günümüzde inme vakalarının çoğunun aslında tedavi edilebildiğine dikkat çekerek, “Öyle ki en yaygın yaşanan iskemik inmede, bir başka deyişle beyin hücrelerini besleyen damarlarda tıkanmalarda, özellikle ilk 4-6 saatlik dönemde beyin hücreleri ölmeden yapılan damar içi pıhtı eritici ilaçlar veya pıhtının mekanik olarak çıkartılmasıyla hastanın nörolojik bulguları tamamen geriye döndürülebiliyor. Yeter ki sağlık kuruluşuna başvuruda geç kalınmasın.” diyor.

Yanlış: İnme belirtileri geçti, doktora görünmem gerekmiyor

Doğrusu: “Kol veya bacakta uyuşukluk ya da güçsüzlük hissi, konuşmakta zorluk çekmek ve ani gelişen şiddetli baş ağrısı gibi belirtileri 24 saat içinde tamamen düzelen inmelere ‘geçici iskemik atak’ deniyor ve bunlar tam inme için uyarı işaretini oluşturuyor. Bu nedenle ciddiye alınmalı ve mutlaka doktora başvurulmaldır.” diyen Dr. Nebahat Bilici, iskemik atakla ilgili şu bilgileri veriyor: “Atak süresi ortalama 2-15 dakika sürüyor. Sürenin kısalığı iç rahatlatıcı bir özellik olarak görülmemeli. Geçici iskemik atağını izleyen 90 gün içinde inme geçirme riski yaklaşık yüzde 10 oluyor. Bu olguların yaklaşık yarısı ilk 1-2 gün içinde gerçekleşiyor. Önemli uyarıcı bulguların gözden kaçması veya önem verilmemesi halinde, izleyen günlerde ortaya çıkabilecek kalıcı sakatlık veya ölümden kurtulma şansı yitirilmiş olabiliyor.”

Yanlış: İnme önlenemeyen bir hastalık

Doğrusu: Toplumdaki yaygın inanışın aksine ‘inme’ önlenebilen bir hastalık. Hipertansiyon, tüm inme tipleri için birincil risk faktörünü oluşturuyor. Beyin damar yapısını bozarak inmeye yol açabiliyor. Diyabet, büyük damar yapısını bozarak sıklıkla inmeye sebep oluyor. Kalp ritim bozuklukları, romatizmal kalp hastalıkları, geçirilmiş kalp krizi, kalp damar hastalıları da iskemik inme açısından ciddi risk faktörlerini oluşturuyor. Dolayısıyla yüksek kan yağları (kolesterol ve trigliseridler), hipertansiyon, diyabet ve obezitenin yanı sıra sigara, alkol ve hareketsiz yaşam gibi risk faktörleri kontrol altına alındığında inmeler neredeyse yüzde 80 oranında önlenebiliyor. Balıktan, sebze ve zeytinyağından zengin Akdeniz diyeti de inme riskini azaltmaya yardımcı oluyor.

Yanlış: İnme sonrasında gelişen konuşma güçlüğü, görme kaybı, kol ve bacaklarda güç kaybı gibi sorunlar kalıcıdır

Doğrusu: İnme sonrasında oluşan güç kaybı, konuşma bozukluğu ve görme kaybı gibi hasarlar erken müdahale edildiğinde tedavi edilebiliyor. Ancak hasarlar bazı hastalarda günler haftalar içinde düzelirken, hasar ağırsa bu durum aylarca sürebiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici, rehabilitasyonda en önemli dönemin ilk 6 aylık süreç olduğunu belirterek, “Hasta bu dönemde iyileşme potansiyelinin yaklaşık yüzde 50’sine ulaşıyor. İnme geçiren hastada bir yılda hızlı bir düzelme olup, felçte kısmen veya tamamen iyileşme görülebiliyor. Bir yıldan daha uzun süren bulgularda ise düzelme çok daha yavaş oluyor” diyor.

Yanlış: İnmenin tedavisi yoktur

Doğrusu: Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici, yaygın inanışın aksine, hastaneye zamanında başvurulduğunda inmenin pek çok hastada tedavi edilebildiğini belirterek, şöyle devam ediyor: “Nörolojik bulguların başlamasından itibaren, ilk 4-6 saatte hastaya müdahale edildiği durumda, pıhtılaşmanın neden olduğu tıkayıcı inmelerin pıhtı eritici ilaçlarla tamamen iyileşebilme şansı vardır. Ancak bu tedavinin uygulanabilmesi için hastaların tedavinin yapılabildiği uygun hastanelere hızlı şekilde ulaştırılmaları gerekiyor.”

Tedavinin nedene yönelik uygulandığını vurgulayan Dr. Nebahat Bilici, “Örneğin hastada ‘atriyal fibrilasyon’ gibi bir ritim bozukluğu veya geçirilmiş kalp kapak ameliyatı varsa antikoagülan, bir başka deyişle kanın pıhtılaşmasını önleyen tedavi uygulanıyor. Eğer inmeden şah damarında ileri darlığa yol açan bir plak sorumluysa, bu damarın cerrahi yolla veya stentle açılması öneriliyor. Sonuç olarak tedavi ve yaklaşım hastadan hastaya değişiyor.”

Yanlış: İnme sadece ileri yaşta görülür

Doğrusu: Yaş ilerledikçe risk artsa da inme her yaşta görülebiliyor. Öyle ki inmelerin tahmini yüzde 10’u 50 yaşın altındaki kişilerde gelişiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici, 50 yaşın altındaki kişilerde görülen inme nedenlerinden bazılarını şöyle sıralıyor:

Doğumsal kalp hastalıkları: Kalbin yapısal anomalileri veya düzensiz kalp ritimlerine yol açan kalbin yapısal bozuklukları inme riskini artırıyor.

Kanama-pıhtılaşma bozuklukları: Orak hücre anemisi ve deforme olmuş orak hücre şeklindeki kan hücreleri atardamar ile damarları tıkayabiliyor ve felç riskini önemli ölçüde artırabiliyor. Gençlerde bu risk, orak hücre hastalığı olmayan birine göre 200 kat daha fazla oluyor.

Metabolik durumlar: Fabry hastalığı gibi durumlar; beyne kan sağlayan kan damarlarının daralması, yüksek tansiyon veya anormal kolesterol seviyeleri gibi inme risk faktörlerinin gelişmesine neden olabiliyor.

Vaskülit: Kan damar (atar damar, toplar damar ve kılcal damar) duvarlarının iltihabı; damarlarda kalınlaşma, daralma ve zayıflama gibi değişiklikler yaparak damarların hasarlanmalarına yol açabiliyor. Bunun sonucunda damarın beslediği doku ve organlara kan akışı sınırlanacağı için bu bölümlerde hasar oluşuyor.

Alkol–madde bağımlılığı: Alkol ile madde bağımlılığı da inmenin diğer nedenlerini oluşturuyor.

Dacia Spring’de Üretim Değişiyor: Yeni Model Avrupa’da Üretilecek - OtonomHaber
Dacia

Dacia Spring’de Üretim Değişiyor: Yeni Model Avrupa’da Üretilecek

Renault Grubu’nun uygun fiyatlı otomobil markası Dacia, elektrikli araç pazarındaki rekabette konumunu güçlendirmek için Spring modelinin üretim planını değiştiriyor. Çin’den ithal edilen mevcut modelin yerini alacak ikinci nesil Spring, Avrupa’da üretilecek. Bu değişiklikle birlikte modelin fiyat avantajını zorlayan ithalat maliyetlerinin ve bazı teşviklere erişim sorunlarının aşılması hedefleniyor. Üretim Çin’den Slovenya’ya […]
Volkswagen’de Ducati İçin Satış Sinyali: İtalyan Marka Yeniden Değerlendiriliyor - OtonomHaber
ARAÇ TİPLERİ

Volkswagen’de Ducati İçin Satış Sinyali: İtalyan Marka Yeniden Değerlendiriliyor

Volkswagen Grubu, tarihinin en kapsamlı yeniden yapılanma süreçlerinden birini sürdürürken bünyesindeki markaların geleceğini de yeniden değerlendiriyor. Grubun Audi çatısı altında bulunan İtalyan motosiklet üreticisi Ducati’nin satılması da gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor. Audi CEO’su Gernot Döllner, Volkswagen Grubu’nun marka ve şirket portföyünü kapsamlı şekilde incelediğini doğrularken Ducati için henüz […]
BYD’den 2027 İçin Dev İhracat Hedefi: 2,5 Milyon Araç - OtonomHaber
ARAÇ TİPLERİ

BYD’den 2027 İçin Dev İhracat Hedefi: 2,5 Milyon Araç

Çinli otomotiv üreticisi BYD, iç pazarda giderek sertleşen rekabetin etkisiyle küresel büyüme stratejisinde ihracata daha fazla ağırlık vermeye hazırlanıyor. Şirket yönetiminin yatırım kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği görüşmelerde paylaşılan plana göre BYD’nin 2027 yılında Çin dışına 2,5 milyonun üzerinde araç göndermeyi hedeflediği belirtildi. Şirket, 2026 yılında ise yurt dışı araç sevkiyatının 1,9 milyon […]
Tesla’nın FSD Supervised Sistemi İçin Avrupa’da Altıncı Onay Geldi - OtonomHaber
Amerikan Otomobil Markaları

Tesla’nın FSD Supervised Sistemi İçin Avrupa’da Altıncı Onay Geldi

Tesla’nın Avrupa’da kullanım alanını genişletmeye çalıştığı FSD Supervised sistemi için onay sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Slovenya’nın da sisteme izin vermesiyle birlikte Tesla’nın gelişmiş sürüş destek teknolojisini kabul eden Avrupa ülkelerinin sayısı altıya yükseldi. Şirket açısından kritik süreç ise henüz tamamlanmış değil. Avrupa Birliği genelinde FSD Supervised kullanımının genişletilmesini sağlayabilecek […]
Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar Perakende Zirvesi’nde Çözümlerini Tanıtıyor - OtonomHaber
Alman Otomobil Markaları

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar Perakende Zirvesi’nde Çözümlerini Tanıtıyor

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek 17. Perakende Zirvesi’nde ana sponsorlar arasında yer alacak. Farklı sektörlerden önemli temsilcileri bir araya getirecek zirvede, perakende ve lojistik sektörlerinin değişen ihtiyaçları ele alınırken Mercedes-Benz’in hafif ticari araç modelleri de ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Gıda ve içecek, kişisel bakım, […]
ZF Aftermarket, Araç Verileriyle Onarımları Hızlandırıyor - OtonomHaber
GENEL

ZF Aftermarket, Araç Verileriyle Onarımları Hızlandırıyor

Onarım süreçleri giderek daha dijital hale geliyor, ancak birçok filo ve servis ayrı sistemler üzerinden çalışabiliyor. Sorun tespiti ve arıza teşhisinden servis planlamasına ve parça tedarikine kadar, onarım sürecindeki kritik adımlar genellikle ayrı sistemlerde gerçekleştiriliyor ve bu da gecikmelere ve verimsizliklere yol açıyor. ZF Aftermarket, Automechanika Frankfurt 2026 fuarında açık […]
Elaris, Elektrikli Araç Şarj Soketi Sayısını Yüzde 58 Artırdı - OtonomHaber
Elektrikli

Elaris, Elektrikli Araç Şarj Soketi Sayısını Yüzde 58 Artırdı

Türkiye’nin elektrikli araç şarj ağı alanındaki öncü markalarından Elaris, 2026’nın ilk yarısında aktif AC/DC şarj soketi sayısını yüzde 58 artırarak 112’ye çıkardı. Yılın ilk ayında halka arz sürecini başarıyla tamamlayan Üçay Mühendislik, iştiraki Elaris ile elektrikli araç şarj ağı yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Elaris, 2025 yılı sonunda 71 adet […]
Jaguar Land Rover’dan Büyük Küçülme: 4 Bin Kişi İşini Kaybedecek - OtonomHaber
ARAÇ TİPLERİ

Jaguar Land Rover’dan Büyük Küçülme: 4 Bin Kişi İşini Kaybedecek

İngiliz lüks otomobil üreticisi Jaguar Land Rover (JLR), küresel otomotiv pazarında artan rekabet, maliyet baskıları ve son dönemde yaşanan operasyonel sorunların ardından kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecine giriyor. Tata Motors bünyesinde faaliyet gösteren şirket, gelecek iki yılda yaklaşık 4 bin kişilik istihdam azaltımına hazırlanırken elektrikli araçlar ve yeni modeller için […]