Aracın Hız Göstergesi Neden GPS’ten Daha Fazla Gösteriyor?

Aracın Hız Göstergesi Neden GPS'ten Daha Fazla Gösteriyor? - OtonomHaber
Aracın Hız Göstergesi Neden GPS'ten Daha Fazla Gösteriyor? - OtonomHaber

Otomobilin hız göstergesinde 120 km/s görülürken telefonun navigasyon uygulaması 114 veya 116 km/s gösterebilir. Bu fark çoğu zaman arızadan kaynaklanmıyor. Araç göstergesi tekerleklerin dönüşünü ve üretici tarafından tanımlanan lastik çevresini kullanırken GPS, aracın yeryüzündeki hareketini uydu verileri üzerinden hesaplıyor. Hız göstergelerinin gerçek hızdan düşük değer göstermesine izin verilmemesi, lastik ölçüsü, aşınma, hava basıncı ve ölçüm koşulları da iki değer arasındaki farkı belirliyor.

Modern otomobillerin büyük bölümünde hız bilgisi tekerlek hız sensörlerinden veya aktarma sistemindeki hız sensörlerinden alınıyor. Tekerleğin belirli bir sürede kaç kez döndüğü ölçülüyor, bu veri aracın yazılımında kayıtlı yuvarlanma çevresiyle birlikte işleniyor ve gösterge paneline aktarılıyor. ABS ve denge kontrol sistemlerinde kullanılan sensörler de tekerleklerin dönüş hızını temassız biçimde sürekli takip ediyor.

Aracın Hız Göstergesi Neden GPS'ten Daha Fazla Gösteriyor? - OtonomHaber

Sistem doğrudan aracın yol üzerinde kaç metre ilerlediğini ölçmüyor. Tekerleğin dönüş sayısından hareketle bir hız hesabı yapıyor. Aracın yazılımı belirli bir lastik çapına ve yuvarlanma çevresine göre kalibre edildiği için lastiğin gerçek ölçüsündeki değişiklikler hesaplanan hızı etkileyebiliyor.

GPS tabanlı hız ölçümünde tekerleklerin dönüşü kullanılmıyor. Telefon veya navigasyon cihazı, uydu sinyalleriyle belirlenen hareket ve zaman verilerinden aracın zemin üzerindeki hızını hesaplıyor. Sabit hızla, düz ve açık bir yolda ilerlerken GPS göstergesi çoğu zaman aracın gerçek hızına daha yakın bir sonuç verebiliyor.

GPS ekranındaki değerin her koşulda kesin olduğu düşünülmemeli. Uydu geometrisi, binaların veya tünellerin sinyali engellemesi, atmosfer koşulları, telefonun anteni ve alıcının kalitesi ölçümü etkiliyor. GPS sinyalinin uzaydaki hız ölçüm performansı oldukça yüksek olsa da telefon ekranında görülen sonucun doğruluğu cihazın donanımına ve çevresel koşullara bağlı kalıyor.

Navigasyon uygulamalarında anlık gecikme de görülebilir. Araç hızlanırken veya fren yaparken GPS göstergesi birkaç saniye geriden gelebilir. Virajlı yollarda, yüksek binaların arasında, kapalı otoparklarda ve tünellerde sonuç değişebilir veya hız bilgisi tamamen kaybolabilir. Aracın göstergesi ise tekerlek sensörlerinden düzenli veri aldığı için hızlanma ve yavaşlama hareketlerine daha hızlı tepki verir.

Gösterge panelindeki hızın GPS’ten yüksek çıkmasının temel nedenlerinden biri yasal kalibrasyon sınırlarıdır. Birleşmiş Milletler R39 düzenlemesi kapsamında hız göstergesi, test edilen koşullarda aracın gerçek hızından düşük bir değer gösteremez. Gösterilen hız ile gerçek hız arasındaki üst sınır ise 0,1 × gerçek hız + 4 km/s formülüyle belirleniyor.

Formülde göstergede okunan değer V1, gerçek hız ise V2 olarak tanımlanıyor. Düzenlemede yer alan temel ilişki şu şekilde: 0 ≤ V1 – V2 ≤ 0,1 V2 + 4 km/s

Araç gerçekte 100 km/s hızla ilerlerken göstergenin 100 km/s’den düşük göstermesine izin verilmiyor. Tip onayı için belirlenen üst sınır, bu hızda 114 km/s oluyor. Gerçek hız 120 km/s olduğunda teorik üst sınır 136 km/s’ye çıkıyor.

Bunlar üreticilerin göstergeleri mutlaka bu kadar yüksek ayarladığı değerler değil, düzenlemenin izin verdiği azami farkı ifade ediyor. Günlük kullanımda birçok otomobilde görülen fark bu sınırların oldukça altında kalıyor.

Üreticiler göstergeyi gerçek hızın biraz üzerinde çalışacak şekilde kalibre ederek lastik aşınması, hava basıncı, üretim toleransı ve farklı onaylı lastik seçeneklerinden doğabilecek değişiklikler için pay bırakabiliyor.

Gösterge tam olarak gerçek hıza ayarlanırsa bazı kullanım koşullarında gerçek hızın altında bir değer gösterme riski ortaya çıkabilir. R39 kapsamındaki testlerde araçta normal olarak kullanılan lastiklerden biri takılıyor ve lastik basıncı da belirlenen test koşullarında tutuluyor.

Gösterge 120 km/s, GPS ise 115 km/s gösteriyorsa aradaki yaklaşık yüzde 4,3’lük fark tek başına arıza belirtisi sayılmaz. Farkın miktarı otomobil modeline, lastiklere ve hıza bağlı olarak değişebilir. Bazı araçlarda gösterge ile GPS arasında 2-3 km/s bulunurken bazı modellerde yüksek hızlarda 7-10 km/s fark görülebilir.

Fark genellikle hız yükseldikçe kilometre cinsinden büyür. Gösterge yüzdeye dayalı bir kalibrasyon payıyla çalışıyorsa 50 km/s hızda birkaç kilometre olan ayrım, 120 km/s seviyesinde daha görünür hâle gelir. Her hızda sabit 5 km/s fark bulunacağına dair genel bir kural yoktur.

Lastiğin dış çapı, hız göstergesini doğrudan etkileyen parçaların başında geliyor. Daha büyük yuvarlanma çevresine sahip bir lastik, her dönüşte standart lastikten daha fazla yol alır. Araç yazılımı eski çevre değerini kullanmaya devam ederse gerçek hız, göstergenin hesapladığı değere yaklaşabilir veya uygunsuz büyüklükteki değişikliklerde göstergenin üzerine çıkabilir.

Daha küçük dış çapa sahip lastikte ise tekerlek aynı mesafeyi katetmek için daha fazla döner. Sistem daha yüksek dönüş sayısı gördüğü için gösterge gerçek hızın daha üzerinde bir değer gösterebilir. Üreticinin onayladığı ölçülerin dışına çıkılması yalnızca hız göstergesini değil, ABS, denge kontrolü, çekiş sistemi, kilometre sayacı, sürüş yüksekliği ve aktarma oranlarını da etkileyebilir.

Jant çapının tek başına büyümesi mutlaka toplam tekerlek çapının büyüdüğü anlamına gelmiyor. Örneğin 16 inç janttan 18 inç janta geçilirken daha düşük yanaklı bir lastik kullanılarak toplam dış çap fabrika ölçüsüne yakın tutulabilir. Hız göstergesi açısından asıl önemli değer jantın çapından çok jant ve lastiğin oluşturduğu toplam yuvarlanma çevresidir.

Lastik ölçüsündeki 205/55 R16 gibi bir ifade bu hesabın temelini oluşturur. İlk sayı lastiğin milimetre cinsinden genişliğini, ikinci sayı yanak yüksekliğinin lastik genişliğine oranını, son sayı ise jant çapını gösterir. Aynı jant çapında farklı genişlik veya yanak oranına geçilmesi toplam çapı değiştirebilir.

Yeni lastik ile aşınmış lastik arasında da küçük bir çevre farkı bulunur. Lastiğin dişleri aşındıkça dış çap azalır. Aynı gerçek hızı korumak için tekerlek biraz daha fazla dönmeye başlar ve hız göstergesinin yüksek okuma payı artabilir. Değişim genellikle birkaç kilometrelik gösterge farkının tamamını tek başına açıklamaz ancak sistemdeki diğer toleranslara eklenir.

Lastik hava basıncı ve aracın taşıdığı yük de lastiğin yol üzerindeki etkin yuvarlanma yarıçapını etkileyebilir. Düşük basınç altında lastik daha fazla şekil değiştirir. Bu nedenle hız göstergesini karşılaştırırken lastiklerin üreticinin belirlediği soğuk basınç değerinde olması gerekir. R39 test prosedüründe de lastik tipi ve basıncı kontrol edilen değişkenler arasında yer alıyor.

Farklı ölçüde lastik takıldıktan sonra hız göstergesinin yeniden kalibre edilmesi her araçta basit bir ayar işlemiyle yapılamıyor. Bazı otomobiller yalnızca üretici tarafından onaylanan belirli lastik ve jant kombinasyonları için yazılım kalibrasyonu sunuyor. ABS modülünde lastik ölçüsünü değiştirmek de her sistemde gösterge panelindeki hız hesabını otomatik olarak düzeltmiyor.

Analog göstergelerde ibrenin kalınlığı, kadrana bakış açısı ve ölçek aralıkları da birkaç kilometrelik okuma farkı oluşturabilir. Sürücü koltuğundan eğik açıyla bakıldığında ibrenin hangi çizgiyi gösterdiği farklı algılanabilir. Dijital göstergelerde bu görsel belirsizlik ortadan kalksa da yazılımsal kalibrasyon payı devam eder. Dijital ekranda 120 km/s yazması, aracın gerçek hızının da tam olarak 120 km/s olduğu sonucunu doğurmaz.

GPS hızını kontrol etmek için ölçümün düz, açık ve güvenli bir yolda yapılması gerekiyor. Telefon sabitlenmeli, uygulamanın uydu bağlantısı kurması beklenmeli ve araç birkaç saniye boyunca sabit hızda tutulmalı. Bir kez görülen anlık değer yerine aynı hızda tekrarlanan sonuçlar karşılaştırılmalı.

Test sırasında hız sabitleyicinin kullanılması dalgalanmayı azaltabilir. Örneğin gösterge sırasıyla 50, 70, 90 ve 110 km/s seviyelerinde sabitlenerek GPS değeri kaydedilebilir. Fark her hızda benzer bir yüzdeyle artıyorsa gösterge kalibrasyonu ve lastik çevresi öne çıkar. Fark düzensiz biçimde değişiyorsa GPS sinyal kalitesi, telefonun yenileme hızı veya araçtaki sensörler de incelenmelidir.

Telefon ile otomobil arasında güvenilir bir karşılaştırma yapabilmek için navigasyon uygulamasının konum izni tam olarak açık olmalı ve düşük güç modu ölçümü sınırlamamalı. Telefonun ön camın altında veya sinyali rahat alabileceği bir noktada bulunması gerekir. Metal kaplamalı ön camlar, yoğun yapılaşma ve cihazın konsolun alt bölümünde kalması uydu sinyalini zayıflatabilir.

Aynı yol üzerinde iki farklı telefon veya bağımsız navigasyon cihazıyla yapılan ölçüm, tek cihazdan kaynaklanabilecek sapmayı ortaya çıkarabilir. İki GPS cihazı sabit hızda birbirine yakın değer gösterirken otomobil göstergesi birkaç kilometre daha yüksek kalıyorsa sistem büyük olasılıkla normal kalibrasyon payı içinde çalışıyordur.

GPS hızının araç göstergesinden düşük çıkması, sürücüye hız sınırının üzerine çıkma payı vermez. Telefon uygulaması gecikebilir, sinyal kaybedebilir veya yanlış değer gösterebilir. Trafik denetim sistemleri de sürücünün gösterge paneli ya da telefon ekranındaki değeri değil, kendi ölçüm sistemlerini kullanır.

Hız göstergesi GPS’ten belirgin biçimde düşük değer gösteriyorsa durum farklı değerlendirilmelidir. Örneğin araç göstergesinde 100 km/s görülürken güvenilir GPS ölçümlerinin sürekli 105 km/s göstermesi; yanlış lastik ölçüsü, hatalı kalibrasyon veya sensör problemi ihtimalini gündeme getirir. Gösterilen hızın gerçek hızdan düşük kalması, R39 tip onayı şartlarıyla da uyuşmaz.

Farkın normalden fazla büyümesi de kontrol gerektirebilir. Gösterge 120 km/s gösterirken birden fazla GPS cihazının sürekli 95 veya 100 km/s göstermesi, standart lastiklerden çok farklı bir ölçünün kullanılması, yazılım kodlaması, sensör arızası veya gösterge paneli sorunu ile bağlantılı olabilir. Önce lastik yanağındaki ölçü, araç kapısındaki etiket ve kullanım kılavuzunda belirtilen seçeneklerle karşılaştırılmalı.

Tekerlek hız sensörü arızaları çoğu zaman yalnızca hatalı hız göstergesiyle sınırlı kalmaz. ABS, ESP veya çekiş kontrolü uyarı lambaları da yanabilir. Hız göstergesinin aniden sıfıra düşmesi, hareket ederken dalgalanması, kilometre sayacının çalışmaması veya otomatik şanzımanın düzensiz vites değiştirmesi durumunda elektronik teşhis yapılması gerekir.

Üreticinin belirlediği lastik ölçüsü kullanılıyor, lastik basıncı doğru tutuluyor ve hız göstergesi GPS’ten birkaç kilometre yüksek değer gösteriyorsa sistem çoğunlukla tasarlandığı biçimde çalışıyordur. Aradaki fark, aracın hız sensörlerinden hesaplanan gösterge değeriyle uydu üzerinden ölçülen zemin hızının farklı yöntemlerle oluşturulmasından kaynaklanır.